Hangi dilde susulur bu gidişin ağırlığı,
Hangi uçurum paklar içimdeki bu yangını?
Kendi ellerinle devirdiğin o mabetten,
Geriye ne kalır, hiç mi düşünmedin sen?
Bir ahın kaç asır sürdüğünü bilmezmiş gibi,
Gözlerimin ferini bir kibritle siler gibi...
Sana adanmış bir ömrün o son çığlığında,
Kim kimden ne çaldı , hiç mi düşünmedin sen?
Yıktın sanki tüm gökyüzünü üzerime ,
Bir vedaya mı sığdırdın benim 20 yıllık emeğime.
Emanet ettiğin o çocuksu yüreği,
Kimlerin insafına bıraktın, hiç mi düşünmedin sen?
Artık hangi duaya sığınsan bir ucu eksik,
Hangi kapıyı çalsan o ses tanıdık ve artık sana kesik.
Ardında bıraktığın o dilsiz harabenin,
Hesabını kime verirsin, hiç mi düşünmedin sen?
Durdur’dum zamanı dünya çekildi aramızdan,
Bir tek bu sızı kaldı geriye o büyük sevdamızdan.
Mahşer günü avuçlarımda titreyen hakkımı,
Nasıl ödersin sen, hiç mi düşünmedin sen?
Toprak kokuyor artık bastığın her hatıra bende,
Sığmazsın artık kalemim’de bir şiire, ne de bir satıra.
Mahşer kapısında ismin okunduğunda,
Hangi yüzle gelirsin karşıma hiç mi düşünmedin sen?
Kayıt Tarihi : 30.04.2026 20:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!