Bu gize yetmiyor akıl yetmiyor sır
Nasıl birleşti onca altın ve bakır
Hangi demirle telle doladın yüreğini
Anlat yine dinleyeyim o kadife sesini...
İndir o kalkanları, tankları , mermileri
Taşları sopaları, tanı içindeki seni
Yunus deyu bir sen var senden içeri
Heceler kanatlandı aynı gökyüzü altında
Senin zihninden akan belirir kalemimde
Hayran hayran bıraktım geride anıları
O mağrur o mutlu o sevgi dolu fotoğrafları
Boynunu vurdum bazı şiirlerin
Kim bilir belki çıkar da birileri
Unutturur gözlerindeki gözlerimi
Unutturur yüreğimdeki yüreğini
Çağır o vakit yeryüzündeki tüm şairleri
Koştursunlar ardından bütün kelimeleri
Mümkünse bir dizesinde katletsinler
Ya bendeki seni, ya sendeki beni...
Sulara bıraktım bazı hisleri, kelimeleri
Kirpiklerimle beraber düşe kalka akıyor incileri
Şiirler yazıyorum ve fakat;
Bir hikaye kitabı gibi hatırlıyorum seni...
Kuşların cıvıltıları ile başlıyor o hikaye
Haziran muştusu ile bakıyorlar birbirine
Kimsecikler yok, bir dağın tepesinde
Tatlı tatlı esen bir rüzgar, hışırtılı ağaçlar
Su içiyor bu kuşlar birbirinin ağzından
Aşktan mı yoksa çok susamaktan mı bilmem
Birlikte aynı dala konsa da bir müddet
Aynı göğün içinde kanat çırpamadılar
Ayrı ayrı yönlere doğru özgürce uçuştular...
Kayıt Tarihi : 6.04.2023 21:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
'Kuş ölür, sen uçuşu hatırla!'



