Hayriye Aygül Şiirleri - Şair Hayriye Aygül

Hayriye Aygül

Sen üşürsen bende üşürüm
Sen ağlarsan bende ağlarım
Sen gülersen bende gülerim
Zannetme ki seni unuturum
*
Yüreğim derin sevda beşiği

Devamını Oku
Hayriye Aygül

Tan yeri ağarmadan çığlık çığlığa uyandım ki;Zeytin ağacı düşman ellerinde köklerini derine derine salarken sarılıyordu toprağa...koparmalarına direniyordu,düşman eli köklerdeki toprağı silkeliyordu kendince...ben çığlık çığlığa ''sarıl zeytin ağacı sarıl toprağa ,köklerin sökülmesin toprağın bağrından!''

Çığlık atan zeytin ağacı mıydı yoksa kökleri sarıp sarmalayan toprak mıydı,
Anlamadım ?
Bak şehitler ayağa kalktı kefensiz//..halk dur demeli bu katliama-kalk gör ki yerlerde boylu boyunca uzanan zeytin ağaçlarına şahit olmalısın dallarda salkım salkım ağlayan yeşil zeytinlerine...// yürekler sızlıyor makineye direnen köylü kadınlarına ,dizlerine dayanarak siper oluyor zeytin ağacına.../var git kardeşim başka işin yok mu senin kavlinde ,neden dayamışsın silahını ülkenin ekonomisine?
Devrilen ağaç kaçışan börtü böcek günahı kimin boynuna asılır ,kim taşır bu acımasızlığın ağırlığını???

Devamını Oku
Hayriye Aygül

varmıdır
yeryüzünde
tanımı olmayan nesne?
acı mı
tatmadın mı gömerken sevdiğini
kara toprak kapatırken üstünü,

Devamını Oku
Hayriye Aygül


Anlamadım kahpe alemleri
Ahlaksızlığı meslek edineni
Tek düşünceye hamal köleliği
Tiksindim bozuk plak misali

Devamını Oku
Hayriye Aygül

Tilki başıboş dolanıyordu sokakları,canı süt istemiş.

Yaşlı nine acaba evde miydi diye sordu kendi kendine?
Köyün en son evinde otururdu.Bazen kapısı açık olurdu,belki bu günde açık ise eve girebilirim diye düşündü.
Kuyruğu incik boncuk ile süslü oluğu için dans ederek ilerlerler.Nihayet kapı görünür,açıktır,içeriye girer,meydandaki sepeti kaldırır,altında süt dolu bakır sitili kendine çeker ve sonuna kadar içer.
Of beee...mutlu olur.Şimdi dönüş yolu başlamıştır,dans ederek sokakları geçer uyumak için güzel bir yer gözüne kestirerek uzanır.

Devamını Oku
Hayriye Aygül

Toplum takılmış
bir cadı kazanına ,ağzı var dili yok yaşananlara...
Türlü türlü huyu var
cambazlıkta,bir düzen kurulmuş zehirdir topluma,
Edep erkan kalkmış piyasadan
şeytanlar cirit atıyor ortalıkta nefretle donanan...

Devamını Oku
Hayriye Aygül


topuna
tükürdüğümün dünyası
ülküsü rüzgarı,yağmuru,kırığı,çatlağı yalan yalan yalan,
İnanma...
Yakışıklı,endamlı ,güzel,çirkin,şişman,zayıf,çirkef,nahoş,sevdası,isteği

Devamını Oku
Hayriye Aygül


hazana kucak açtı gönül bahçem,ilk açan güz gülleriydi sararıp soldu rüzgara...
mevsimler döndü yazdan kışa,pembesi kurudu hayallerimin,alev alev yanarken avuçta kaldı sadece külleri,sen gecelerimin vazgeçilmezi,umutlarımın kaynağı...

ruhumun aynası,yüreğimin canı cananı,sensiz isimsizdir hayaller,kişiliksizdir sevgiler,karanlık donuk geceler,ışıksızdır gündüzler...

Devamını Oku
Hayriye Aygül


Tünaydın
Nerede saygı,sevgi ve hoşgörü varsa
Nerede kalp kırılmıyor,gözyaşı akmıyorsa
Nerede dostluk değerli,kazıklama yoksa
Nerede rızasız emek harcanmıyorsa tünaydınİ

Devamını Oku
Hayriye Aygül



1950'li yılların başı,ayak altında kalmamak için annemin kırmızı enterisinin eteğine yapışıyor ve o yürürken ben koşuyorum.
Annem bütün işlerin üstesinden gelmek için durdurak bilmeden koşarken ben torbadaki son çocuk...
Ahırda,samanlıkta ve tarlada düşe kalka yürüyor,ağlayarak koşuyorum dağ bayır demeden arkasından,fakat babam tutuyor elimden hışımla otur oturduğun yerde,şimdi bir yerini sakatlayacaksın kız?
Ben biraz korkak,biraz ürkek siniyorum duvar dibine,sonrasını hatırlamıyorum.

Devamını Oku