Sensizlik sızıyor sızılarımla vazgeçilmezliğin arasında
sen davasında yargılanıyor sevdam
en uzak bekleme zulamdan damlıyor birkaç damlan
koynumda özetlenen günlerin hecesinde sesim kısılıyor
Bağırsam da aşk duyar sen duyamazdın
gülüşün türkü olur tellenir yaram
Çürümüş bir ürperişin içinde Çinlerim var.Setlerini zülfünle örmüşsün. Oysa o saçlarını okşamaktı benim hayalimin son sayfası.
-Yapayalnızlığın bağışlarıyla sana tutunmuş bir tutku tecimeniyim.
Acıma bana. Duygularının tüccarlığını yapıyorum, seninle içsel bir hazineye sahip olmaya çalışan ; ama seni seven aşk cambazıyım.
*
Buz a’yazını unutmuş sol yanımda. Sıcağın gerek.Gereğenlerin damlamalı gözlerinden, erimelisin beni acıların donuk kentinde.
-Dondurduğun hayalin içine gelmelisin.
Yalnızlığımın çıngılarını duymuyorsun. Biraz benden esrik melodiler dinle. Ben aslımın asrında kendime yenilmiş, aşkına serilmiş bir ümmiyim.
…:Özlemin alevler içinde, içim içinde, işin içinde senin içinde bir dünya
ütülüyor amaçlarım. Elime Musa’dan kalma aşk asası.Güzellerin yılanları yalanlarımı ısırıyor.Benı ısırgan arzular içinde bırakma.
…:Sihirle aşk arasına sızıyor zehir ve yalan.
Bu ölecik yargıları kabul etmemek için çürüyen asamı, akan yasımı, delinmiş bağrımı yolun seriyorum. Kızıldeniz ,kızlar denizine akıyor. Peşimde mumyalanmış Nemrutlar, Ben Musa değilim; ama asam var Nemrud’ın kızı. Beni anla, beni yaşa ilmik,ilmik işlediğim seni.
isimsiz kamaralarında izle dümenimi.
-Sana d’okunmanın son sayfasındayım. Son cümlene kadar geldim; ancak yüklemin yoktu yüreğimde. Öznen olarak sözsüz filmler çeviriyordum.
Susturucu olmayan hasret volkanlarım vardı.
-Tane tane bir tane olmana ısınsı, ışınsı, işinsi, içtensi haller sunuyordu.
-İklimine kadar değişik mevsimlerin tutarsızlığını ıslatıyordu maziden damlayan damlalar.
*Bir yarin gözlerinde kalmış acılar vardı sankilerimde. Keşkeler ekmeğimin üstüne yağ sürülmüş, aman vermeden ama demeden yemeye çalışıyorum.
-Sen hangi kimin komşususun? Nasıl geldin sevda otağıma.Oysa çeperlerim vardı.
Aşkın için virgül gibi eğildim büklüm büklüm
Sense nokta koydun sevdama yüklüm yüklüm
Üç noktalı aşklar diledim aşk dilencisi gibi sana
Off ya offf ünlemlere sığındım
Oflar ufaladı yüreğimi
Gel beni al tırnak arasına özelce güzelce
Nürdesin Bennara
kuşkunun fıskiyesinde ıslanıyor sevilerim
sözsüz namluların vuruyor bahtımı
yara üstüne bir yar yarası beliriyor
[sabret] bu sonların karanlık gidişlerine
her gidişin dönen aydınlığında ara beni
beklemek böylesi zor gelse de
sen umutsuzluğa kör olsan da
gelecek, gelecek geleceğine
eklendiğin bu kalbin cümlesinde
Senin dolaştığın web sitemde sadece adın şifreli
Bilirim petrolün değerini
Çağ petrolün üstünde yüzüyor
Petrol Mecnun'un ayakları altında
Leyla petrolcünün kızıydı
Lakin teknolojik zevkleri yoktu
Sezen Aksu ile Aşkın Tera_pi hali-2
“Akşam vakti sardı yine hüzünler
Kalbim yangın yeri, gel kurtar beni senden
Akşam vakti dolaştım sokaklarda
Yırtık bir afiş, seni gördüm duvarda”
Felsefi Tinler…
Kimlik algılarının indirimindeydi tüketilmişliğim süper ego marketleri. Benliğin ucuzlarını sunuyordu hayatın doyumsuzluk çarkına.
-Dünya kendi çıkarlarını öndeş kılan kendisiyle tanışmamışların sırtında dönüyordu.
-Dünü oradaydı, bugün her yerde, her yardeydi.
Kilit vurulmuş ruhların girdabında içsel bozukluk başlıyordu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!