Bir akşam,
gönlüm kapını çaldı.
Dilime bir "Merhaba..." düştü,
cevabın kısa oldu:
"Hayırdır?"
Nasılsın, dedim...
"Hayırdır?"
İyi misin, dedim...
"Hayırdır?"
Bir selamın bile
sebebe muhtaç kaldığı bir zamanda,
gönlüm sessizce kendi içine çekildi.
Sonra içimde bir derviş konuştu:
"Ey gönül...
İnsan, insana değil,
Hak'ka varmak için selam verir.
Çünkü selam, Selâm olan Allah'ın adıdır.
Samimiyetin hesabı olmaz."
O vakit anladım...
Seni sormam hayırdır.
Seni özlemem hayırdır.
Sana dua etmem hayırdır.
Gönlümden geçirip
Rabbime emanet etmem hayırdır.
Çünkü seven, karşılık ummaz.
Gönül, alacak verecek bilmez.
Muhabbetin terazisi olmaz.
Ve gönül, yalnız Hakk'ın huzurunda eğilir.
Sen,
"Hayırdır?" dedin.
Ben ise içimden,
"Hayır O'ndandır." dedim.
Her geleni imtihan sanma.
Her kapıyı menfaat sanma.
Bazen bir gönül çalar kapını;
İçeri girmek için değil,
Bir selam bırakıp gitmek için.
Biz,
kuldan vefa bekledik de yorulduk.
Meğer vefa,
kulda değil;
Vefâ'nın Sahibindeymiş.
Şimdi biri bana
"Hayırdır?" dese,
Gülümserim.
Derim ki:
Evet...
Hayırdır.
Çünkü beni sana,
seni bana hatırlatan da O'dur.
Ve bilirim ki,
Gönülden çıkan her selam,
Selâm olan Allah'a varır.
O'ndan gelen her cevap,
Kul için en güzel hayırdır.
Meğer asıl hayır,
Bir "Merhaba" diyebilmekteymiş...
Bir gönle, hiçbir karşılık beklemeden dokunabilmekteymiş...
Ve bir gönülden,
Hakk'a yürüyebilmekteymiş...
Kayıt Tarihi : 23.07.2026 16:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!