Bir hayalet dolaşıyor,
Yılların üzerinde.
Yılların üzerinde,
Bir utangaçlık ki
Almış başını gidiyor.
Unutulmuş, paslanmış
Yüzyıldan geri kalmış
Atıl, yıpranmış
Tozlanmış parşömenler,
Sinmek marifetinde şimdi
Ortalıkta gezenler.
Ama diyorum ya işte,
Hayalet dolaşıyor!
Olabilecek her şeye rağmen,
Her parşömeni kaldırıyor.
Kalbinde bir gümbürtü,
Besbelli bir heyecan,
Pat la ya cak diyorum,
Patlamıyor.
Ciğerlerinde bir huzur.
Eskimiş olanın esansı,
O meşhur rutubet.
Ve aksırıyor ansız,
Parşömenin tozları
Rutubetle beraber
Bir karabibermiş gibi
Avlıyor hayaleti.
Hayaletin ciğerleri,
Alacağın olsun diyor.
Yılların sinsi hasarı,
O an hatırlanıyor.
Güneş görmeyen o oda.
Ucuz floresan ışığı,
Yıllarca ırzına geçmiş,
Gördüğü iki sarı var.
Birinin müsebbibi
Hayaletin kardeşi.
Korkardı gecelerden,
Tabi çok çok evvelden.
Bir o cılız gece lambası.
Bir de hayaletin geceleri,
Ailesinden gizli,
Yakıp kitap okuduğu,
Kalın renkli mumları.
Ailesi öyle bir aile değildi,
Hayaletin hareketleri sadece
Birazcık vakitsizdi.
Suyunu alınca bu mum,
Dökecek yer bulamazdı.
Söndürürdü önce mumu,
Sonra serçe parmağını
O suya basardı.
Mumun intikamını,
Bizatihi alırdı.
Kuruyan mum parmağında,
Yatağının yanında
Tırtıklı duvarları
Bir güzel cilalardı.
Yatak dediysem bakmayın,
Bir çekyatı vardı hayaletin.
Baktı hayalet çekyata,
Öyle bir iç geçirdi.
Et ve kemik dilendi.
Bir gece daha serecekti,
O gacır gucur çekyata,
Belki de bu şekilde,
Biraz dinlenecekti.
Dinleyecekti tekrar,
Marangoz atölyelerinin
Sunta kesişlerini,
Çivi tabancasının
Anlık ve huzurlu
Bir yeni atışını;
Orta mahallede koşuşturan
Abisi, arkadaşlarını.
Dinleyemedi,
Duyamadı,
Duymadı ya da
Ama gördü.
Hayaletler.
Hayaletler!
Gidip sarılacaktı onlara,
Ama bir gariplik vardı,
Hayaletlerin adımları
Pek titiz ve korkaktı.
Bir zamanlar teri aktı
Kanayan dizleriyle beton
Kan kardeşliği yaptı.
O yerlerde hayalet
Her adımından sakındı
Yer saracaktı sanki onu
Ve içine alacaktı.
Bir adım daha atacaktı ki
Ardını döndü ve kaçtı.
Anlayamadı hayalet
Öylece bakakaldı
Çenesini sıvazlarken hayalet
-Sıvazlar gibi yapardı-
Avazının çıkmadığını bildiğinden
Öyleymiş gibi bağırdı
"Parşömenler!" dedi hayalet
"Parşömenler.
Belki de onunkiler
Tekrar açılmak için
Artık pek rutubetliler."
Kayıt Tarihi : 18.07.2026 23:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İsim önerisi olanlar lütfen bana anonim bir biçimde bildirlerse hayalet mutlu olacak.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!