Ey yüce göklerde sema hüsnüne tali!
Gölgende kalırken yine efkar ve de mavi,
Kavlin ki ne serbaz bulunur öyle ki esbab,
Gözler yine derdest bulunur maî'ne tabî.
Bu gece ben bir güzele kalbim elinde,
Sarı ay
Lambalar sarı
Ve göz bebeklerim
İçer gibi kanı
Bir kan çamuru içinde
Yalnız ve arı
Şaşar soyundan bir beşer,
Kafasını kaldırdı.
Güneş yoktu, görmemişti,
Bilmez nere saklandı.
Yıldızlara baktı sonra,
Sevmek,
Ömür veren şımarık,
Vıcık kan torbasında,
Bir yumru hissetmek.
Kanından da sıcacık.
Eski bir fotoğraf buldum ki
Pek de değil bulanık
Bulanan bizmişiz meğer
Kirlenmiş ve de kırık
Gözyaşlı kalben konseri
Ellerin ki kenetli
Metalden ibaret
Andıran bilekliği
Emniyetten emanet
Lüzumsuz aparatla
"Kolluğun kementleri"
Yine başlıyor sözlerim.
Saatlerine pusu kurduğum,
Derin eslere boğduğum günün ufkunda
Günü de boğdum.
Başlıyorum.
Berberler metal sevmezler.
Çelikten makaslarıyla,
Aynada karşılaşınca,
Bakar, küfür ederler.
Berberler metal sevmezler.
Bitti gün
Ama doğmadı güneş.
Soldu gül,
Olmadan nevres.
Bakılmadan bir kez
O mai dağıldı.
Âmiyâne şâfiler ve dâilerle cem edip,
Tâbi halde mânilerle saati serencâm edip,
Bâkilerce bâb ı perde âtiyi heycân edip,
Kandillerce hâmilerle makberi mîcân edip.
Ben de bi kul, bende olup ihrama mihmân edib,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!