Sen;
aklım ve yüreğimin bağdaşmadığı,
ömrümün firari kaçağı.
yüreğimin dostu,
mantığımın düşmanı.
kaç formatla silerim seni
ey yar!
bu gidişatın sonu
çesm-i dilinden dökülecek bir kelama bağlı.
Olmasını istediğin kadar senin hayatında
Kalmamı istediğin kadar gül sinende kalırım.
Seninse yerin;
Doğum günün dedi kutladı herkes
Oysa ki aldığım bir yudum nefes
Gramofon gibi ahenkli bir ses
Kırk yılın ardından uyandım birden
Alınan her nefes bitmeyen heves...
Tophane yamaçlarına takılıyor bakışlarım.
Gözlerimin solgun ferine,
Umut ışığı oluyor varlığın.
Sonbaharın son yaprağı düşerken dalından,
Sen ömür firakım da ikinci baharım.
Derdi verdiyse hüda
Beni derde salandır
Eylemedim hiç cüda
Ömür varım talandır
Talandan hisse biçip
Yarım kalmış
Saç örgüsü gibi
Sökülüverdi ardından göz pınarlarım
Seller bastı gamze çukurlarımı
Sessizce kırıldı
Köklü ağacımın nadide dalları
Bir kervan geçiyor karşıki yaylalardan
Bir rüzgar esiyor
Herşeyi yerle bir edercesine
Nice sevdalarıda alıp götürüyor ardından,
Ve peşinde yanlızlığı, mutsuzluğu bırakıyor giderken...
Bir ürperme geliyor üzerime soğuk gecelerde
Yumurtadan yeni cıkmış civcivim
Kabuğumdan şapka yaptım başıma
Seslendim anneme "acıktım" diye
Bir sıcak çorba koysaydı ya tasıma
Gözlerim yumuk yumuk postişim sarı
Bilmem ki ne edip neler yapmalı
Huniyle düdükle yol mu açmalı?
Olmadı baksın herkes işine
Ben rütbemi vermem kimseciklere
Hay beni!
Bugün biraz suratsızım demi.
Neden diye sor?
Sor hadi.
Rütbemi kaptı şu yeni gelen deli
Hem de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!