Gidişinde
Gelişin gibi yaktı kalbimi
Şimdi acılar içinde kıvranıyorum
Yılların eskitemediği bedenim
Parçalara bölündü
Söke söke kopardın
Geriye dönüp
Şöyle bir bakarsın,
Bir yığın yanılgıyla
Dolmuş hayatın
Çıkış yolu bulamazsın
Kaybolursun hataların içinde.
Uykudayım
Gecenin bir yarısı
Telefon çalıyor
Kalkıp telefonu açmak,
Görmekte olduğum rüyamı
Yarım bırakmak istemiyorum.
Yıkılan umutlarımın arkasından
Günlerce gözyaşı döktüm
Güneş bir daha doğmayacak
Bahar yeli esmeyecekti kapımda..
Huzur çok uzaklarda
Ulaşılmazın ardında,
Deli bir poyraz esiyor
Erguvan kokulu bahçelerden
Papatyalar karşılıyor mevsimi
İçli bir feryadın nağmesi
Yel olup değiyor gölgeme
Yatağıma uzandığımda
Sen diye yastığıma sarılıyorum.
Ve sensizliğe sitem ediyorum
Dökülen gözyaşlarımın arasında
Bir an...
Yasak sevişmelerimiz geliyor aklıma
Ben her sabah olduğu gibi
Erguvan kokulu
Bahçeye bakan camda,
Senin hayalini seyre dalarım
Güneşin battığı kızıl şafaklarda.
Bir sis bulutu sarar hayallerimi,
Sakladım resmini senin
Gecelere bile göstermedim
Seni benden alırlar
Beni sensiz bırakırlar diye
Gözlerime gömdüm seni
Sana ulaşmak için
Yırtarak kör karanlığı
Deli taylar gibi koştum
Hırçın yağmur altında.
Bakmadım hiç ayağıma değen taşlara,
Dizlerimi kesen dermansızlığa.
Yaşım yirmi belkide yirmi bir...
Gün oldu güneş olup yaktım
Gün oldu yağmur misali ağlattım...
Bazen rüzgar gibi savurup
Bazen fırtınalar koparırdım...
Aşk yolunda uçarıydım deli dolu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!