Bir karanfil yetmez ki benim gönlüme,
Demediyle kucaklayıp alsam diyorum.
Şiir ile yoğrulmuş yüreğinize,
Sevgiyle uzatıp versem diyorum
Yüreklere sevgi bağı kurmuşlar
Gecenin karasında yazıp
Artık gözlüksüz göremediğim
Bir deste mektup kağıdına
Sakladığım
Senli düşlerim
Sen ki;
"Hüznün Gemileri"
Sen ne güzel bir şarkısın öyle!
Her dinlediğimde ağlayasım,
Her damlada tazelenesim,
Hüzne yenilesim,
Derin çizgiler suretimde belirir
Her çizgi yıllarıma bir kertik daha atar
Bilmez derinliğinde gizlenenleri
Gamze cukurlarım da ne sırlar saklar
...türkmenkızı...
Vakti hazanın kışına yaklaşmış ömrüm.
Bir yaprak gibi tutunurken zamana,
Yıllar susar, günler üşür içimde.
Gidenler kar gibi erir avuçta,
Kalanlar… alışmayı öğrenir soğuğa
Düğmelerini açtık ömrün
Bağrımıza esti rüzgârlar
Mor çiçekli dağlardan geçip
Kekik kokularını
Ciğerlerimize çekerek
Kuşlarla raksı seda ederekten
İnsan mı hayattan
Hayat mı insandan bıkar usta?
Sonu vuslata varan,
Bir bilet kes bana,
Ömürlük olsun ama...
Yılların yorgunluğundan olsa gerek
Akşam deyince çoğalır hüzünlerim
Bir özge diyar olur gönlümün kalesi
Mahir bir ustaya dönüşür zamanın ellerinde
Uludağın karla kaplı yamaçlarına bakıp
Tekerrür etmenin zamanı şimdi
Bismillâh deriz;
Yeni güne yeni umutlar belirir güneşin ardında
Ve hüznün kapısı aralanır ufuktan.
Bismillâh deriz;
Tövbeyle harmanlanır ömür varımız
Son baharın
Yasını tutmak düşer
Eylül'lere
Her düşen yaprakta
Titrer yüreğim
Neden karalar giyilir ki?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!