Kulağıma kar suyu kaçtı bir zamanlar
Duyduğum güzel sözlerin ardına düştüm
Kimdir bunları söyleyen deyip dururken
Hikmetlerin mânânın peşine düştüm
Mevlânâ Şems Yunus Tapduk Niyazi derken
Şimdilerde lâl oldu dilim
İçmeden sarhoş bedenim
Ruhumun ağırlığından iki büklüm belim
Kaleme sarılmış yazar habire elim
Cancağızım, güneşim nerelerdesin
Nasıl habersiz vedasız gidersin
Madenimsin kıymetine kimse paha biçemez
Biçmek şöyle dursun seni herkes de keşfedemez
Gizli hazinenin suretteki tezahürüsün
Kolay değil öyle hocam her göz seni göremez
Manâyı sırlamışsın baş gözüne kapatmışsın
Eden bulur eken biçer
Kötülük benim neyime
Zalim elbet ziyan eder
Beddua benim neyime
Taş deler iman-ı cevher
Ümitsizlik neyime
Düştüm aşk kuyusuna, bu ne minnettir cana
Aşkınla yana yana sen diye dönüyorum
Nazindan niyazindan can alan bakışından
Sevgilim her tavrından mest olup dönüyorum
Nurdan bir çember içinde
Mânâma geldi mübarek
Işıl Işıl parlayarak
Mânâma geldi mübarek
Füme rengi bir kaftanla
Mecnun oldum Mecnun oldum
Aşkın ile Mecnun oldum
Mevlam senin derdin ile
Gül gibi sararıp soldum
Bu aşk beni benden etti
Müminin alametiymis güler yüz ve tatlı söz
Münafığa yaraşırmış asık surat acı söz
Sizi görünce anladım asıllı imiş bu söz
İmanın nişanı budur, budur işte sâfi öz
O bakışlar tavırlar saygı ve de nezaket
Fenâ halleri içinde
Akla fikre gelemem
Kendimi bilmiyorum ki
İlim irfan bilemem
Yok oldu gitti varlığım
Mevlam yollarımı aç da sana geleyim
Tüm engelleri kaldır da sana geleyim
Rahmeyle bu kuluna
Bırakma hiç yabanda
Halatını boynuma tak da sana geleyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!