Hocam yastığa başımı koyduğum zaman
Gönlümden size dair sözler dökülüyor
Yüzün bakışların esir alıyor beni
Aşıklar işte böyle ortaya çıkıyor
Vâkur bir duruş, ağırlık, mümince heybet
Hoşgeldiniz efendim zikrullah meclisine
İlim irfan cevheri hocamın sohbetine
Hocamın sohbetinde Allah adı anılır
Esma-ün Nebi okunur sâlât selam yapılır
Sultan anne çok şükür kavuşturana
Hak yolunda cem edip buluşturana
Bugün burda gönülleri tutuşturana
Hoşgeldiniz Sultanım meclisimize
Adınızı çok duydum kazındı zihnime
Aşkın sardı neyleyeyim
Acep ne yana gideyim
Ne deli ne divaneyim
Hu Allah deyip dönerim
Dertli gönüllerin yarası
Dur durak bilmez narası
Rabbimden gelse nazarı
Hu der ağlar deli gönül
İnim inim inler durur
Sevgilim güzelliğin artık sınırını aştı
Görüşleri bulandırdı anlayışı tıkadı
Yâri ağyar eğledi çekti gözlere perdeyi
Görmez misin uyandırdı uykudaki fitneyi
Akılları aldı baştan araya soktu nifak
Aşk şarabın içmeye
Geldim hocam inşallah
İrfâna erişmeye
Geldim hocam inşallah
Sohbet ile bulunur
Rebiüllevvel ayının on ikisinde
Mekke'de doğdu yüce hakikat güneşi
Cahiliye devrinin koyu zulmetini
Nurlarıyla yardı o hakikat güneşi
Daha doğmadan başladı imtihanları
Yaktın, alevsiz dumansız
Ateşsiz harsız
Çektin alet edevatsız
İpsiz halatsız
Ram eyledin şu kalbimi
Allah'u nurussemavati vel ard
Nurunla dolmuş yer gök sema hem arz
Her yüzden görünen her dilden seslenen
Işığıyla gönülde belirensin ya Rab
Tenime ölümsüzlük ruhu üfleyen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!