Bu kapı rahmet kapısı
Hoşgörü şefkat kapısı
Bağışlama af kapısı
Mevlana Sultan kapısı
Aşk meşk coşku var burada
Arı gibi daldan dala
Ben bıkmadan gez eyledim
Topladım, derdim nektarı
Peteğimi bal eyledim
Hızarlardan geçirildim
Tasavvuf yoluna adımını attın
Mürşidinin elinden tövbeni aldın
Yeni doğmuş bebek gibi tertemiz oldun
Vallahi kalmadı zerre kadar günahın
Mübarek olsun mübarek olsun
Sultan annem benim gönlüm seninle dolu
Aşığın nişanıdır hep gözlerim sulu
Bu muhabbet değil midir vuslatın yolu
Muhabbet benden gel vuslat da senden olsun
Dünyalık arzular ihtiraslar duruldu
Sana ilk kez hocam dediğim zaman
Rüya mı gerçek mi pek ayırt edemedim
Hâlâ o sarhoşluktan bir miktar bende var
Bunca zaman oldu kendime gelemedim
İlahi bir aşk ile kaplandı her yanım
Ne hâl bilirsin ne de kâlden anlarsın
İmanın kemâlinden epeyce uzaksın
Taklit ile milleti başına toplarsın
Mürşid olmak başı çekmek sana mı kaldı
Sözlerin veli gibi işlerin hileli
Nur gelir zulmet gider de ya nedir bunun yolu
Kolay mıdır ki içinden çıkarıp atmak uru
İçe yönelelim gel yıkalım ten denen suru
Seni temin ederim ki NURLARI GÖRECEKSİN
Masivayı gönlünden at kurtul dünya kirinden
O derin sükut içinde nice sözler var
Sohbetinde kelamında nice mana var
Her soruya isabetli cevapları var
Benim gönül ehli birtanecik hocamın
Az konuşur öz konuşur hiç boş konuşmaz
Bu meclise takdir görmek için gelmedim
Pohpohlanmak alkışlanmak için gelmedim
Sevilmek itibar görmek için de değil
Ben bu meclise tenkit edilmeye geldim
Kimi sever kimi söver kimisi dışlar
Öyle bir haldeyim ki durum yok durağım yok
Sınırlarım belirsiz haddim yok hududum yok
Bir şirin derde düştüm derman arayasım yok
Zira bu dert içinde nimet ile hikmet çok
Sarhoş muyum ben neyim aklımın kararı yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!