Hasretin Çağrısı
ah! bendeki bağlılığa arzu,
kendimi sende yitirmeme sebep olan..
sessizce konuşuyorum kendimle;
zaman sessiz, zaman hırsız
ne olur, zaman kazanmadan gel,
ne olur, zaman kazanmadan gel...
öyle yanıyorum, öyle kanıyorum ki
kabuk bağlamıyor artık yaram
ne olur gel...
ne olur
Temmuzdu, adı aşk’tı
tüm alçakgönüllülüğüyle zaman önümüzdeydi
yazık ki sen...
ah, yazık ki sen...
ah, bir veda bile sığdıramadığım sen...
ah, ellerimi sonsuz boşluğa mahkûm eden sen...
en sessiz anımda düşüyorsun yüreğime
düşüyorsun ey sevgili,
artık eskisi gibi yazamıyorum;
dertliyim, çıkmazdayım, sensizim,
duyuyor musun sensizim...
duyuyor musun;
sende kalıp kendimde kayboluşumu...
sen,
bendeki seni okumak istiyorsun
bense,
rafta tozlu kalmış bir kitap
açacak ellerinse uzak,
yolların bana hep tuzak...
duy artık beni...
duy ve hisset sevgili...
kapa gözlerini...
bak
nasıl da dolanacak
hasretin
hasretin çağrısı kulaklarında,
yankılanacak boş odalarda...
duy ve hisset sevgili...
duydun mu...
duydun mu...
duydun mu ölen bir ömrün son nefesini duydun mu,
duydun mu...
koparken içimde fırtınalar
bu mezar sessizliğini duydun mu...
duydun mu...
duydun mu...
nilüfer velieceoğlu
Nilüfer Velieceoğlu
Kayıt Tarihi : 2.1.2026 01:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!