Yorulduk artık,
İnsanlara güçlü görünmekten.
İçimiz paramparça iken
“İyiyim” demekten yorulduk.
Omzumuzda dünya,
BENDE KALDIN
Gittin.
Ardında ne rüzgâr kaldı ne sesin,
Ama içimde bir fırtına büyüyor hâlâ,
Her sabah seninle başlıyor uyanışım,
Ben yalnız gülerim;
yalnız ağlarım;
yalnız sevinir;
yalnız hüzünlenirim.
Mutluluk bana uğrar, geçer;
mutsuzluk yerleşir, kalır.
Bir Adam Tanıdım ,
Bir akşamüstü geçerken sokağın kıyısında durdu,
ışıklar yumuşak yağdı camların ardında.
Bir adam tanıdım; adını söylemeden gezinen,
galerilerden fısıldayan geçmişin tozuyla yürüyen.
Yıllar önce başladı bekleyiş.
Takvim yapraklarının değil, kalbin eskidiği bir bekleyişti bu. Her ay umutla başlayan, sessizce biten günler… Herkes için sıradan olan zaman, benim için hep biraz daha ağırdı. Çocuk sesleri duyduğumda başımı çevirir, gülümsemeye çalışırdım. Gülümseme dediğim şey, dudaklarımda asılı duran bir alışkanlıktı artık; içi boş, ama mecburi.
Herkes sorardı.
“Ne zaman?”
Soru kısa, cevabı uzun… Ben ise hep kısa cevaplar verirdim. Çünkü uzun cevaplar gözyaşı isterdi.
Can Kırıkları
Kırık bir aynanın önünde durdum bu gece,
Yüzümde bin parça,
Ruhumda on bin yara...
Her parçaya ayrı bir hikâye düşmüş,
Can Parçam
Sen gelene dek, bir yarım kalmışlık vardı içimde,
Eksik bir melodi, yarım kalmış bir hece.
Ne yana dönsem, bir boşluktu önümde,
Sanki her şey bekliyordu seni, bu gece.
Defol git hayatımdan,
Ama kapıyı çarpma…
Zaten içimde
Yeterince gürültü var.
Sessiz git,
Derin Duygular
Biliyor musun, insan kalbi ikiye bölünürken çıkardığı sesi duyamıyor.
Ama ben duyuyorum.
Her adımında benden uzaklaştığını hissederken,
İçimde kırılan şeylerin sessizliğini taşıyorum.
GECE GÖZLÜM
Gözlerin gece gibi,
Derin, karanlık ve sonsuz…
Bakışlarında yıldızlar var,
Ve her biri beni anlatıyor sana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!