Aç, sefil koştular, tozlu yollarda,
Şehit edildiler, karlı dağlarda,
Ecdad yadigârı güzel bağlarda,
Geziyorsak sebep nasıl bilinmez(!).
Bir fatiha oku, evlat atana,
Ömrü doğru geçenlerin,
Musibete sabredenin,
Dostu Allah olanların,
Hiç sırtı yere gelir mi?
Hep çalışıp didinenin,
"En büyük Asker bizim Asker" diyerek,
Hizmet için vatana uçtu Mehmed’im.
Vatan borcunu namus borcu bilerek,
En kutsal görevi seçti Mehmed’im.
Bu kutsal görevinde Hakkari vardı,
Şırnak dağlarından matem esiyor,
Gazeteler ‘şehit 6’, yazıyor,
Türkiye tek vücut, teröre lanet,
Şehit evlerine bayrak asıyor.
Sınır taburunda, Ballı köyünde,
Bekar oğlan, şeker oğlan,
Çalgı-çengi gezer oğlan,
Ömür böyle geçer sanma;
Sonu karakıştır, oğlan.
Bir evin tek çocuğusun,
Gelin sizle tanışalım,
Ekolojik düşünelim,
İcraatı görüşelim,
Tabiatı kim kirletti ?
Ey israfçı, kanaatsiz,
Toros dağlarında bir ulu köyüm,
Oğuzlardan soyum, Kayı’dır boyum,
Hoşgörüm yüksektir, mülayim huyum,
Ümit, sevgi, şefkat, dostluk severim.
Taşkent yaylasından madımak yeyip,
Hayallerim:
Seven bilir, bilmeyenler anlamaz.
Kural böyle; gönül ferman dinlemez.
Kapılmıştım, sel misali akışa,
Hayran kaldım, ben sendeki nakışa.
Hür dünya taş gibi, sağır mı sağır,
Komşuda yangın var, bağır ha bağır,
Kuvvet adaletten, ağır mı, ağır,
Devletler yıkıyor, beş iblis gâvur.
Öyle dans eder ki, anlaşılmıyor,
Oğlum sen burdan gideli,
Beş ay geçti, bir gün gibi.
Baban gurbetten geleli,
Kanatlandık bir kuş gibi.
Kardeşlerin selam eder,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!