Kurtulmayıp hasret denen tuzaktan
Özlediğin oldu mu ki hiç senin?
Deli gibi seviyorken uzaktan
İzlediğin oldu mu ki hiç senin?
Bir derdini elemini binleyip
Beni unuttuğun doğru mu yoksa?
Adımı andığın yokmuş öyle mi?
Tanımam demişsin karşıma çıksa
Verdiğin bir selâm çokmuş öyle mi?
Görmemiş olsaydı keşke gözlerim
Ondandır her rüzgârın önünde savruluşum
Yaprak için dal neyse öyle sevmiştim seni.
Ondandır bu hasretin nârında kavruluşum.
Yangın için kül neyse öyle sevmiştim seni.
Belki dönersin diye boşa bekledim durdum
Yokluğuna sarılıp hasrete bürüneyim
Çıkmazlarda tükensin bütün umut yollarım
Per perişan olayım yıkılıp sürüneyim
Göz görmemiştir daha senin gibi bir âfet
Işıktan mı nurdan mı? Yüzün Ay’a benziyor.
Bu nasıl bir güzellik bu ne kadar zarafet?
Salınarak gelişin bir sunaya benziyor.
Akıl sana tutulur dil karşında lâl olur
Dinleyip duydukça yüreğim erir
Her güfte, her beste seni yankılar
Unutmama sanki fırsat mı verir?
Elimi kolumu bağlar şarkılar
Besteler azdırır gönül ağrımı
Bu nasıl özlemek felç iner gibi
Sol yanıma birden iniyor sanki
Sırtıma dağlarca dert biner gibi
Ruhuma hicranlar siniyor sanki.
Benimki enkaza dönmüş bir beden
Bir yanım eksilmiş bir yanım kopmuş
Sanki bir uzvumu koyup gitmişim
Sanki geçmişimden bir ânım kopmuş
Sanki bir maziye ayıp etmişim.
Ardıma bakmadan yürüyüp gitmiş
Tanrı kem gözden saklasın
Ayağın taşa değmesin.
Derde seni yasaklasın
Kirpiğin yaşa değmesin.
Kıymetini bilmez çoklar
Ezim ezim ezilsinler
Seni bana çok görenler
Kurşunlara dizilsinler
Seni bana çok görenler
Acımadan gözyaşıma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!