Fener;
Öksüz çocuklar gibi hüzünlü,
Duvarda asılı kalmış.
On dört numara,
Gaz lambası kederinden,
Tozlara bulanmış.
Doğarken eşittik emerken eşit,
Dağlarda kırlarda büyürken eşit.
Ömür kantarında ayar kaçsa da,
Tabuttan toprağa inerken eşit.
Çıplak geldi çıplak gitti erenler,
Yaş kemale erdi artık,
Ömür kuştu uçup gitti.
Pencereden şöyle baktık,
Renkler biraz değişikti.
Hukuk haktan şikayetçi,
Ömür tarlasında huzur ararken,
Engin vadilere dalıp gitmişim.
Hayatı hep böyle kadim sanırken,
Mum gibi eriyip yanıp bitmişim.
Cahille alimin farkını bilsem,
Kimisi dünyanın peşinden koşmuş,
Kimisi güzellik aşkıyla coşmuş.
Hayat geçip gitmiş ömür tükenmiş,
O zaman anlamış tamamı boşmuş.
Hasan Arpacı,2018,Üsküdar
Bir nikâha giderken on beş siyah araba,
Vatandaşlar beklesin, nasıl olsa maraba,
Bir gün makamlarınız harap olup gidecek,
Sizi de sollayacak son beş siyah araba.
Herkes,
Uçuruma doğru koşarken,
Sen olduğun yerde durursan,
Kârdasın.
Veya,
Ruhunu aklına tutsak eyleyip,
Vicdan kapısını yıkıp gidersin.
Gönül den gönüle şarkı söyleyip,
Güfteyi besteyi yakıp gidersin.
Selamın sabahın vebali vardır,
Öngörü;
Feraset ve zekanın,
Meşru çocuğudur.
Onu;
Ahlak ve ilimle beslemezsen,
Hayatın hiçi,
Yalnızlığın acısını,
Duymak başka,susmak başka.
Ayrılığın sancısını,
Sanmak başka,tatmak başka,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!