Değirmenin taşı gibi,
Din uğruna döne geldik.
Viran olmuş çarşı gibi,
Adım adım söne geldik.
Yalan yanlış inancımız,
Tepemizde güneş,
Denizde balık,
Kumsalda karınca.
Çevreyi kirleten bazı insanlar,
Onları izleyen tedirgin canlar.
Bir de ayna gibi suretimiz,
Umudun,
Kayıplarından büyükse,
Niyet et.
Bir adım at,
ve,
Direnmeye devam et.
Hasret deyip geçme gülüm,
Ona bizde aşık derler.
Çalım atıp gitme gülüm,
Her çorbaya kaşık derler.
Düşünceler hayal eder,
Benim doğduğum dağlarda,
Hürriyet vardı.
Çiçekler Çiçek’ten üstün,
Kokular kokuya baskındı.
Gönlüm yangın yeri uçan kelebek,
Ateşin üstünde kavrulup gider.
Külleri güneşten geldi diyerek,
Fırtına içinde savrulup gider.
Kuşların derdine aldırmaz bahar,
Daldan dala attın beni,
Sel den sele kattın beni,
Mezatlar da sattın beni,
Kime gidip ne söyleyim.
Bana akıl sormadın hiç,
Dünyayı ateşe verenler duysun,
Umutlar göklere çöle savrulsun.
Vurup kaçmak şimdi bir çözüm değil,
Gel de meydanlara divan kurulsun.
O zaman anlarsın masa başında,
Bu günler de aşırdım,
Testi doldu taşırdım.
Marabalar yedikçe,
Göbeğimi kaşırdım.
Mala mülke tamahım ,
http://dusunceuretelim.blogspot.com
Takdir geldi gül olduk,
Yana yana kül olduk,
Bir haneye kul olduk,
Bunu kimse bilmiyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!