Hapsolduğum dünyaların çemberinde,
Soluklanırım ulvi cennetinde.
Sevimsiz duvarları aşmak
Demir parmaklıkları yıkmak
Eşeleyeceğim toprağı;
Uzanacak gökyüzüne, kirli olsa da ellerim.
Sevmek, incitseler de beşeri,
Adaletsiz olsa da düzenbazların düzeni;
Hakkını vermeliydi,
Meydanların o katıksız delisi.
Zemheri gecelerde titreyen fincana,
Çamura boyanmış eski bir postala,
Ak sakallara düşmüş o buğuya,
Soğuğa ve geceye âşık olmuş ateşe...
Hey, sessiz sessiz fısıldayan rüzgâr!
Geldiğin yerin tazeliği değsin tenimize,
Gittiğin yerin baharıyla yeşersin ümidimiz.
Kirlenmişliğimize, hoyratlığımıza,
Yoksunluğumuza ve vicdansızlığımıza...
Hak bilmez zalimliğimize,
En çok da seni "bilmeyişimize" rağmen;
Yine de yağ ey YAĞMUR!
Sana yakışır şak şak, damla damla...
Rahmetinle diriltmek,
Sendedir yokluğu yok etmek,
Varlığın varına ermek.
Selametinle uçsuz bucaksız tepelerden geçmek.
Vesselam
Bayram Budakoğlu
Kayıt Tarihi : 19.04.2026 12:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!