Hoşgeldin Ekim
Hoşgeldin Ekim,
Sararan yaprakların hüzünlü dansıyla,
Gökyüzünde gri bulutların ağır adımlarıyla geldin.
Rüzgârın dilinde eski şarkılar var,
HOŞGELDİN KASIM
Hoşgeldin Kasım…
Rüzgârın sesiyle geldi yine hüzün,
Yapraklar birer birer veda ediyor dallarına,
Gökyüzü, yorgun bulutlarla örtüyor kalbini.
Hozat’ın Önünde Vurdular Beni
Hozat’ın önünde vurdular beni,
Bir eski türkü sustu o anda,
Toprak ana ağladı sessizce,
Rüzgâr bile döndü yüzünü utancından.
HÜZÜN KOKAR, HASRET KOKAR GECELER
Geceler...
Hüzün kokar...
Hasret kokar...
HÜZÜNLÜYÜM BUGÜN YİNE
Hüzünlüyüm bugün yine…
Nedensiz değil aslında,
Biriken sözler var içimde,
Söyleyemediklerimden kalan bir pasa
Hüzün ve Yalnızlık
Bir köşede oturur sessizce düşünürüm,
Ne gelen var, ne giden, ne de soran.
Yalnızlığım bir battaniye gibi sarar,
Hüzünse yüreğime ince ince dokunan.
Hüzün ve Yalnızlık
Hüzün sarar dört bir yanımı,
Sessiz bir yolda yürürüm yalnız.
Adımlarımın sesi yankılanır,
Boş sokaklarda, gecenin kucağında.
HUZUR ARAMAKLA GEÇTİ GÜNLERİM
Huzur aramakla geçti günlerim,
Bir ömür boyu kalbimin kıyılarına vurdum,
Kimi zaman bir rüzgâra bıraktım içimi,
Kimi zaman geceye anlattım sustuklarımı…
Huzurdan Yanayım Artık
Hayatım artık çok basit,
Aldığım neyse, onu yansıtıyorum.
Peşinden koşmak yok,
Dırama yok,
Huzurdan Yanayım Artık
Hayatım artık çok basit,
Aldığım neyse, onu yansıtıyorum.
Peşinden koşmak yok,
Dırama yok,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!