Oyuncakların incisi
Horoz ibikli bir topaç
Hep aklımda...
O oyuncakların incisi
Şikayetim yok seni özleyişimin delice oluşundan
Taşın gönlü var kuşun gönlü var
Kuşun uçuşundan belli
Özlem her varlığın aşı
Yakar yaz gelince toprağın yağmura bakışı...
Özlemişim çok
Gelmedin uzadı ayrılık
Yollara bakıyorum
Hangi yoldan geleceksin diye
Hangi sabah
Sevgi bal
Senin sevgin kutsal...
Önderim ol Yunus
En ışıklısı yıldızların Yunusum
Dağlar ile çağırsam mevlayı
Ölüm Çilli Kız
Köyünde minare gölgesine tut
Köyünün yağmurlarıyla yıka
Elini yüzünü ölümün de
Girmeden koynuna
Ölüm gelmeden sev doğayı
Onda ölümsüz güzellikler
Ölüm gelmeden sev doğayı
Doğa da bir annedir
Eğitir ve büyütür
Ölüm Kapıda
Alnına bak yetim çizgiler var
Koluna bak nerede sepetin
Duaların ölüyor dilinde
Şimdi sen yaprak yaprak soluyorsun
Koparma seccademden beni kör hayat
Yalancısın ey hayat ey asır
Sabah bu sabah
Seccadelerden geliyor ışık
Seccadem güneş
Ölümden beterdir ayrılık
Öptüm alnıma koydum kader dedim
Kolay mı leyladan geçmek
Ve anlayın beni
Mavera dergisinde yayınlandı
Köy ve Şehir
Hayalime çizilmiş bir resimde
Süt kadar beyaz şehir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!