Oyuncaklar
Beş vakit çağrıldın ışığa
O gün sana bayram gibi
Attın adımını ateşten bahçeye
Yansan çerağ gibi gönlüm
Sevdası var güle gönlümün
Ben gönlümü nasıl sevmeyeyim
Sevdası var güle gönlümün
Bahar getirdi bana
Sevdası var güle gönlümün
Kuşlar süsü Dünyanın
Kuşlar süsü dünyanın
Dünyayı sevmedim süsüsnü sevdim...
Kırın sapanlarınızı çocuklar
Ay ışıklarında papatya oluyor gönlüm
Karanlıkta bir hiç idi gönlüm…
Ya bir kandile sığındım karanlıklarda
Ya taşı taşa vurdum bir kıvılcım için
Kuş Yumaklarını Özledim
Köyümü özlüyorum
Kuş yumaklarını özlüyorum
O kuş yumakları göklerinde kaldı köyümün
Çocukluğumda kaldı
Baharın çiçekleri büyüyordu çocuğun içinde
Çiçeği sevdi çocuk
Ormanı sevdi...
Çiçek çocuk olmak budur işte
Yakamı bırak Hayvan dünya
Havlıyor dünya köpek gibi
Yakamı bıraksın dünya
Özgür değil yakam
Ağlıyor Tarih İstanbulda Şimdi
İstanbulun gülleri ağlıyor
Ağlıyor tarih İstanbulda şimdi
Bir gül çeşmenin bağrına çakmışlar kocaman bir çivi
Kahroluyorum bu çeşmenin haline
Abla Mezarın bir Güneştir Dünyada
Bir gül
Anne mezarı gibi
Gönlüme kazmalıyım bu mezarı
Anne mezarıyla sınır sınıra olsun
Kalmasın kara toprakta o gül O güneş...
Adın her saatime çivilensin gül kadınsın Bir -sen
Adın her saatime çivilensin gül kadınsın bir -sen
Beni mutlu ettin bir sen
Vuslat olmadı
Bana zevk-i tehattür yeter aşkımı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!