Ağlıyor Tarih İstanbulda Şimdi
İstanbulun gülleri ağlıyor
Ağlıyor tarih İstanbulda şimdi
Bir gül çeşmenin bağrına çakmışlar kocaman bir çivi
Kahroluyorum bu çeşmenin haline
Adın her saatime çivilensin gül kadınsın Bir -sen
Adın her saatime çivilensin gül kadınsın bir -sen
Beni mutlu ettin bir sen
Vuslat olmadı
Bana zevk-i tehattür yeter aşkımı
Abla Mezarın bir Güneştir Dünyada
Bir gül
Anne mezarı gibi
Gönlüme kazmalıyım bu mezarı
Anne mezarıyla sınır sınıra olsun
Kalmasın kara toprakta o gül O güneş...
Alemlere sonsuz rahmet gül peygamberim
Alemlere sonsuz rahmet gül peygamberim
Medineye savursalar beni tozlar gibi
Özlerim gül rüyaları
Ayrılığa bin Sitem
Ademden Havvayı ayırmış
Ayrılığa bin sitem benden
Bülbülü gülden ayırmış...
Ayrılık var
Kahroluyorum
Keşke hiç sevmeseydim
Ayrılık var
Bir avucumda ateş
Doğdum yaşadım öleceğim
Güzel be bu hayat
Doğdum yaşadım öleceğim
Hayat nedir diye bana sor
"Gül" derim açar ve solar
Evinin önünde ip atlayan çocuk...
Evinin önünde ip atlayan çocuk...
Evinin önünde gül toplayan çocuk...
Çocuk bu hayata neşe pınarı
Göklerin kararı bu
Unutuluyor bahar yaşanmaya yaşanmaya
Kışa da alışmak sanıldığı kadar kolay olmayacak
Göklerin mavisi isyanda
Bu geceyi sevdim
Ay padişah gibi gökte
Yıldızlar dolu kucağında
Güneş doğmasa da olur
Ben bu geceye gece demem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!