Kırmızı Zincir
Tadı ölümün acı, metal gibi keskin,
ve bıçaklar gibi sessiz.
Ölmek istiyorum artık,
her nefeste ciğerlerime saplanan bin hançerle.
Kıyamet Türküsü
Yapraklar sararıp birer birer ölse,
Ay ikiye bölünüp gökler titrerse,
Güneş batıdan doğup ateşler saçsa,
Türk’ün ruhu yine Tanrı’ya ulaşa.
Kızıl Gün
Cinayet günüdür, bugün.
Kan süzülecek bütün gözlerden;
Kızıl bir deniz olacak gök,
Akan kanın yansımasında.
Kurumuş Dudaklar
Kurumuş bir dudağı
Canlandırır mı gözyaşları?
Parçalanmış bir yüreği
Onarıp iyileştirir mi bakışları?
Mazur Gör
Seni sensizliğe sığdıramadım,
Yokluğuna katlanamadım beni mazur gör.
Her akşam vakti kaybolan gölgem gibi,
Mutluluğumu kaybettim, mazur gör.
Mümkün Müdür
Bedenî sevmem, çıkmam mümkün müdür?
Karanlıklar içindeyim, çıkmak mümkün müdür?
Ruhu sarmış, bedenden kurtulmak mümkün müdür?
Sâfi etten bir mahpustayım, çıkmak mümkün müdür?
Neyleyim
Gidiyormuş,
Yolu açık olsun.
Sevmiyormuş,
Canı sağ olsun.
O Gece Gittiğin Günü Öldürdüm
o gece gittiğin günü öldürdüm
sokak lambalarını susturdum önce
hiçbir şey görmesinler diye,
sonra gölgelerden hesap sordum
Olacak
Bedenim çürüyecek,
Ruhumun çürüdüğü gibi.
Kanlar akacak durmadan,
Gözyaşlarım gibi.
Ölüme Yolculuk
Ölmek istiyorum;
Ölmeyi arzuluyorum...
Ölümle tanışmak istiyorum,
Öldürülmek istiyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!