28.08.2006 Nevşehir Merkez
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Şiir, onun için yalnızca estetik bir ifade biçimi değil, aynı zamanda içsel bir yolculuktur. ‘Ben Miyim Günahkâr’, ‘Yâri Tefekkür’ ve ‘Tahta Ev Yanıyor’ gibi şiirlerinde melankoli, ölüm, aşk ve varoluşun kesişim noktalarını işler. Kelimelerinde Osmanlıca ve Farsça unsurlara yer vermesi, onun sanatsal üslubunun en belirgin özelliklerindendir.



