28.08.2006 Nevşehir Merkez
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
-
19.11.2025
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Şiir, onun için yalnızca estetik bir ifade biçimi değil, aynı zamanda içsel bir yolculuktur. ‘Ben Miyim Günahkâr’, ‘Yâri Tefekkür’ ve ‘Tahta Ev Yanıyor’ gibi şiirlerinde melankoli, ölüm, aşk ve varoluşun kesişim noktalarını işler. Kelimelerinde Osmanlıca ve Farsça unsurlara yer vermesi, onun sanatsal üslubunun en belirgin özelliklerindendir.



