Gazel-i İntizâr
Sevdân ile yandı gönül, ey yâr, bu hicrân nedir,
Sensiz geçen her lahza bana bir ömr-i zindân nedir.
Beklerim eşiğinde kaderin sabr ile her dem seni,
Gece Suskunluğa Bürünmüşken
Gece, suskunluğun zırhına bürünmüş,
Ay, yıldızlara yaslanmış solgun bir yüz.
Ahval, bedenin ince dallarını kırarken,
Ruh, sessiz çığlıklarla hapsolmuş göğsünde.
Gelmediğin Zaman
Seviyorum diyorsun,
Fakat hep kaçarsın.
Bir ömür boyu sevmek istersin,
Ama beş dakikanı dahi bana vermezsin.
Git
seni istemiyorum artık — git
benim yolum başka, seninki başka
kırık aynalara bakar gibi bakma bana
sevdam seni taşımıyor, git
Git Hadi
Git dedim, git işte, daha ne bekliyorsun?
İstemiyorsun beni, peki neden hâlâ duruyorsun?
Git, unut beni, hatıraları öldür,
Gözünün önüne getirme bir daha beni.
Gözlerin
Bir baktım yüzüne sustu bütün sözlerim,
Bir bahar gibi içime dokundu gözlerin.
Bir an durdu zaman, kalbim şaşkın ve sersem,
Ruhuma gizlice dokundu o güzel gözlerin.
Gözlerinde Yaş Kalmasın
Sessizliğin ortasında adını çağırdım,
Bir rüya gibi geçti ellerimden.
Kalbimde saklı duran binlerce söz
Şimdi suskun, şimdi dilsiz kalmış.
Güle Güle Git
Merhaba öte diyarlar.
Merhaba öte diyarlarda yaşayanlar.
Merhaba gögü delen dağlar.
Merhaba uçsuz bucaksız yollar.
Günahkâr Bir Âhîzâr
Âciz bir bendeyim ki firkatin zulmetinde yanarım,
Cehennem nârı mıh gibi takılmış kaderime, bakîdir.
Her bir günah defterimde mühürlenmiştir;
Lâkin ey cânân-ı hâyin, bilirim — en şerîk suç ortağım sen idin!
Hâl Tercümesi
Biraz karanlığım;
ışığı kapatmadım aslında,
kendiliğinden oldu.
Eşyalar yerli yerinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!