Halil Işık Şiirleri - Şair Halil Işık

0

TAKİPÇİ

Halil Işık

altın çağı, göçebe yoksulluğun,
düşlerin Ortadoğu'su; kargaşaya kulluğun…
Şam'ın şekeri acı, Arabın yüzü solgun;
kan, ter içinde, ince keder,
bi’ kuyu petrol, kaç kurşun eder?
kalıtımsal acılarla, zenginleşir dünyamız,

Devamını Oku
Halil Işık

henüz ölçülmemiş bir dağın yüzünü boyuyor, ibrâhim,

etekleri sımsıkı orman, tepeleri çok kuşlu

ibrâhim’în elleri, sonsuza uzayacak bıraksam

Devamını Oku
Halil Işık

“Biz sarhoşken; henüz üzüm yaratılmamıştı…” - İbn-i Fârıd (Arap şâiri)

Feride’ye…

rüzgâr, kepenklerin boşluğunu dövüyor,

Devamını Oku
Halil Işık

Feride’ye…

aşktan geriye ne kalır?

kalırsa, yara kalır; kabuğunda her şeyin;

Devamını Oku
Halil Işık

her şey, acılaştı sonra…

bir iç deniz gibi, yağmura basıldı hüzün

biz âşıkken, henüz ayrılık yaratılmamıştı ama,

Devamını Oku
Halil Işık

sesinle, incecik ısınır gece

yaşamın, şiirin; kaynağı sesin

kayadan, çavlana; dökülen hece

Devamını Oku
Halil Işık

“kendini, yalanlarla takas eden, hayâl tâciri, piyango biletçisine…”

sesiniz, diyorum; kulaklarımda ağrısı,

cırcırlar ötüyor, hâlâ sesinizde,

Devamını Oku
Halil Işık

önümde; mutsuzluğun örümcek ağı gibi sardığı, insan ormanları,

kulağımda; kirli denizlerin fısıltısı…

durmadan, başka şeylere benzeyerek iniyor akşam

Devamını Oku
Halil Işık

ben bir orman bilirdim

her kuşun başına bir ağaç

tıka basa yağmur

Devamını Oku
Halil Işık

yeni kelimeler koşuluyor, şiirlere

sözlerinize daha çok dikkat edeceksiniz artık

böyle bir ikindiden sonra hele,

Devamını Oku