Feride’ye…
hüzün giremezdi kapımızdan,
umudun, kocaman elleri vardı,
geceden, yalancı bi’ masal uçurur, Şehrâzat,
soframıza oturur güneşle,
göğü katlayıp, indiren yağmur,
alışmanın kirli aynasından içeri baktım
gözlerimde serin kurbağaları akşamın
bu yeni akşamların içinde
bana dünyayı sevdirmiyorlar anne
çocuklar çiçek açmış, savaşın gölgesinde
uçurtma uçurmak yasak
ipi çok uzun bir cambaz,
yol aldıkça, sinir uçlarında,
nasıl duruyor, eşit mesâfede herkesin yalnızlığına?
haksız yere kıyılan, tüm canlara…
uçurum kıyısında, çiçekler açar,
koparsan yazıktır, kollasan zulüm,
bu yağmur niçin böyle?
Bu karaltı, yeter mi bize,
kuşak kuşak böyle?
zamana çarpa çarpa, upuzun merdivenleri tırmanıyor rüzgâr
eski bir baş ağrısına konmak için
yaz güneşi yuvarlanarak batıyor gözlerimde, sızıp kalıyor
bir şeylerin kıyısında olduğumuz doğrudur
fakat, hiçbir gün, hiçbir gemi, bu kıyıya gelmeyecek
anlamasanız da anladık deyin
karanlık bahçenin tam ortasında,
yüreğinde, çok tanrılı bir gecenin…
yanlışlıkla çiçek açmış bir ağaçtınız
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!