Ne kadar da darmış bu şehir
Yüreğin gibi
Bi ben sığamadım içine
Gözümde harabe bu şehir
Gördüm dibi
Sudan eser yok,
katılaşmış kalbim.
Değişmiyor ritimler.
Hislerim uçmaktan bihaber kuşlar gibi
Kanatlar,
kanatlarım
Cennet,
aşkın, sen hali
yokken sen cennet zayi
Ah annem, sen şefkatin emsali.
Senden bana, yağmur gibi bu silsile
Kalbime dolandı sen diye bir ezgi
Hem söyledim, hem dinledim.
Yüreğimin sesine karıştı ezgi
Ben söyledim, ben dinledim.
Namütenahi aşkımın ilham perisi
Bir sigara daha
dumanından sen tüten.
Bir sen daha
yine gönül çelen.
Bir umut daha
yüreğimde yeşeren.
Bu biplemediğim gezegende
esiriyim gururumun,
ulaşmaya çalıştığı nirvanayım bir gurunun.
Umudun ulu'suyum, ulusumun huzurunda cismim bayrağınızın ruhu.
Uslanmayak kadar akıllı olduğumdan,
ıslanmayacak kadar sabırsızım bekleyip suru.
Yasladım başımı,
yüreğime ördüğüm duvarlara.
Dayadım kulağımı, dinliyorum.
Daha sesler var, nice.
Hepsi birbirinden garip bilmece.
Henüz tanıştım kendimle
yeni yeni alıştım bu halime
daha da alışıyorum.
Yüreğimdeki zehirli okunu çıkarıp attım.
Zehrinden arınmak için
üç gecede üç cadıyla yattım.
Akreple yelkovanın iradesiz koşuşturduğu her anda,
yeryüzündeki her karış toprak üzerinde düşünebilirim seni.
Uçan bir kuşun kanatlarında
ya da
bir karıncanın ayak seslerinde,
Süzül günahlarımın arasından.
Ey en ehven günahım, haykır.
Kimim ben ?
Cevap veren olur mu sana ?
Müptela olmuş arzularını savur dört bir yana.
Nice gökleri titret ihtişamınla.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!