Halil İbrahim Güncan Şiirleri - Şair Hal ...

0

TAKİPÇİ

Halil İbrahim Güncan

Bir bahar esintisi gibi aramızda,
Gider gelir “merhabalar”.
Bize yabancı yüzler yanımızda
Sevgiden anlamazlar.
Bilmem ki ne biçim tiryakilik bu?
Bir çift göz uğruna sararıp solmak.

Devamını Oku
Halil İbrahim Güncan

Küçük bir çocuktum düştüm yollara
Gurbet treninde bir durak buldum.
İstanbul diyorlar o son durağa,
Ben o son durağın meftunu oldum.

Camiler türbeler onunla güzel,

Devamını Oku
Halil İbrahim Güncan

Ebruli duygular kalbimde düğüm,
Gecenin bitmeyen matemindeyim.
Hayal mi serap mı acep gördüğüm,
Biçare ömrümün son demindeyim.

Çekilmez acılar sardı dünyamı,

Devamını Oku
Halil İbrahim Güncan

Bir sonbahar akşamı başladı yolculuğum,
Yeşiller bir bir sararıp soluyordu.
Merakla beklediğim Abana yolu,
Tekerler döndükçe kısalıyordu.
Geceyle sessizlik çöktü her yere,
Sağımız sıradağ solumuz dere,

Devamını Oku
Halil İbrahim Güncan

Her nefes sigaramda düşüncemde sen varsın,
Karanlıklar içinden ismimi fısıldarsın.

Karlı dağlar ardında sensiz deli gibiyim,
Beni çöllere salan dertlerin sahibiyim.

Devamını Oku
Halil İbrahim Güncan

Elli yıl evveldi, çıktı meydana,
Nicesin sırtını vurdu Süleyman,
İhtilal sonrası düştü yollara,
Çok başlara çorap ördü Süleyman.

Yıllarca bitmedi, şöhreti şanı,

Devamını Oku
Halil İbrahim Güncan

Beli kırık sürüngen nasıl sürünsün yerde,
Kılıfım sabit lakin ruhum hangi seferde.

Koysam başım dizine uyusam da uyusam,
Bu öyle bir uyku ki bir daha uyanmasam.

Devamını Oku
Halil İbrahim Güncan

1980 kasımında yağmur yağıyordu,
Yollar geçilmiyordu çamurdan.
İstanbul el sallayıp uğurluyordu,
Bizans’ın heybetli surlarından.
Anadolu’yu ilk kez görmenin,
Bendeki o tatlı hazzı,

Devamını Oku
Halil İbrahim Güncan

Sevda pınarının kaynağı sensin,
Sensin biliyorum sensin Eminem.
Karanlık dünyamın ışığı sensin,
Sensin biliyorum sensin Eminem.

Sensiz geçmiyor bu haftalar,aylar,

Devamını Oku
Halil İbrahim Güncan

Yıl bindörtyüzelli üç mayıs yirmi dokuzdu,
Fatih Sultan Mehmed Han günlerdir uykusuzdu.
İstanbul’un surları sökülüyordu taş, taş,
Tarihe geçmemişti böyle kutsal bir savaş.
Arslan gibi levendler coştukça coşuyordu,
Ya Allah narasıyla ölüme koşuyordu.

Devamını Oku