Dadaşların meydanda oynarda barın
Dışarıda lapa,lapa yağar beyazda karın
Kültürün,sanatın bol olan güzel diyarın
Türkülerin dilinde şiir olan Erzurum
Bulutlar kaplar etrafın saran yüce dağların
Önünden arkadan akarda çayı
Gayet çoktur bahçesi bağı
Her zaman bulutludur azap dağı
Bu bahsettiğim bizim köyümüz
Bir efsanedir hıyarlık düzü
Ferhat gibi sevdim deldim dağları
aşk için teptim eğride yolları
kalbime saplandı aşkın okları
ben seni sevmekle hata mı ettim?
bütün sevenler de başımın tacı
Hep güldün hep yine gönlünce gül
Ben ağlarken canım sen yine gül
Bitmesin gönlünde diken bitsin gül
Dolsun gönül bahçene kırmızı gül
Hayatın solmasın açsın yine gül
Ben aşınaydım yarın güzel huyuna
Bir türlü giremedim bende gönlüne
Hazan vurdu gönlümdeki bağıma
Gidebilseydim keşke bende suyuna
Sönmedi bağrım hala ona yanıyor
Yeşil gözlerini özlettin bana
Dudakların öptüğü yer yanıyor hala
Seninle olmamak ızdırap verirde bana
Aşkım sultanım,güzel sevgilim.
Halil senin aşkınla yanar tutuşur.
Ateş düşmüş sönmez yanar yüreğim
Bu nasıl sevdadır ki bende çekeyim
Başka diyar yok ki bende gideyim
Söyle gönül seni ben ne yapayım
Coşkun sular gibi akar durursun
Canların canı olan öğle birisi
Gönülden seveni anlamaz öğle birisi
Yakar durur yürekleri öğle birisi
Laftan anlamaz öğle birisi
Ceylana benzeyen öğle birisi
.
Koştuk geldik Edirne’den,Erzurum’dan
Sorarsanız vatanın her birimiz bir ilden
Ayrıldık anadan,babadan,kardaş, yardan
Yaz bahar ayın da gönülde güz mu olurmuş
Gülüm Sevmeyen gönüllerde yar mı olurmuş
Çiçek açmayan ağaçlarda da bar mı olurmuş
Seven sevdiğini karşılıksız sever her zaman
Seven sevdiği can için kendi canından geçer




-
Muammer Karacaoğlan
Tüm YorumlarYAZMIŞ OLDUĞUN ŞİİR İÇİN SANA YÜZLERCE BİNLERCE TEŞEKKÜRLER