Yusufiyenin taş duvarları arasında dostum üşüyorken,
Keş dağının haşin rüzgarları altında karın içinde üşüyor musun sen?
Kardelen çiçekleri açmamışken, çıkmamışken,
Karlar içinde üşüyor musun sen?
Dağ yüceydi, sen yüceydin,
Vakit çok geçmiş olsa da ben seni düşünüyorum
Islak gözlerim belki kapıyı birden çalar diyorum
bunu bil ki sevdiğim bende hep seni özlüyorum
Öylesine sevdim ki seni sensiz ben edemiyorum
Keşke yalnızlıklarım kadar yanımda sen olsaydın
Hep güldün hep yine gönlünce gül
Ben ağlarken canım sen yine gül
Bitmesin gönlünde diken bitsin gül
Dolsun gönül bahçene kırmızı gül
Hayatın solmasın açsın yine gül
Ferhat gibi sevdim deldim dağları
aşk için teptim eğride yolları
kalbime saplandı aşkın okları
ben seni sevmekle hata mı ettim?
bütün sevenler de başımın tacı
Canların canı olan öğle birisi
Gönülden seveni anlamaz öğle birisi
Yakar durur yürekleri öğle birisi
Laftan anlamaz öğle birisi
Ceylana benzeyen öğle birisi
Ben aşınaydım yarın güzel huyuna
Bir türlü giremedim bende gönlüne
Hazan vurdu gönlümdeki bağıma
Gidebilseydim keşke bende suyuna
Sönmedi bağrım hala ona yanıyor
Yeşil gözlerini özlettin bana
Dudakların öptüğü yer yanıyor hala
Seninle olmamak ızdırap verirde bana
Aşkım sultanım,güzel sevgilim.
Halil senin aşkınla yanar tutuşur.
Ateş düşmüş sönmez yanar yüreğim
Bu nasıl sevdadır ki bende çekeyim
Başka diyar yok ki bende gideyim
Söyle gönül seni ben ne yapayım
Coşkun sular gibi akar durursun
Bakıp bakıp gözlerimin içine.
Hüzünlü hüzünlü ağlama sakın.
Gönül gurbette hasret gülüne.
Güzel olan şeyi sevmeye bakın.
Garip kalmış vatanımdan ayrı
Vatanın parçası olan bu yeri
İmsak attığını yoktur bildiren
Ülkemin köşesi mabetsiz yeri
Gökleri yok ta süsleyen minaresi




-
Muammer Karacaoğlan
Tüm YorumlarYAZMIŞ OLDUĞUN ŞİİR İÇİN SANA YÜZLERCE BİNLERCE TEŞEKKÜRLER