Altaylardan başlayıp Tuna’ya doğru
Büyük bir yol yapmışız tarihte biz
Akınlar yaptı büyük oğuzun soyu
Unutulmaz destanlar yazdık tarihte biz
Atilla olduk titrettik Roma’yı bizler
Karakış mevsimi yarim geldi dayandı
Benim sevgin sana Allah’a da ayandı
Bu gönül gece gündüz hep sana yandı
Gönlümdeki ateş sönmüyor Leyla’m
Vatanın özgür dağlarında
Türlü çiçek açan kırlarında
Beni ben eden değerlerinde
Türklüğümle gurur duyarım
Ben Türküm,Türklüğümü hissederim
Sevdasız gönüller benziyor çöle
Yağmursuz geçen yaza
Açmadan dalında solan güle
Teli kırık çalmayan saza
Leylasız kalmış Mecnun’a
Ağaçta kurumuş dala
Ozan Arif’im gökten yere kadar haklısın
Saçın telinden tırnağına kadar aynısın
Kim ne derse desin sen bir ülkü devisin
Değişmedin, değişmende mümkün değil
Bazları bizlere itler, katillerde dediler
Ufkunda dergâhında sonsuzdur senin
Yorgun duşmuşum yoktur da mecalim
Yoktur yarabbi yüzüne bakmaya halim
Çoktur günahım yarabbi çoktur vebalim
Senden bir şey saklanmaz Aciz bir kulum
Sattılar Korhanı kardaşım kalmadı ülke
Ne ahlak kaldı nede insanda kaldı ilke
Birlik bütünlük amaç değil açılım ilke.
Bu gidişle ne sen yaşarsın,ne ben,ne o
Ülkemde harman edememişiz renkleri.
Biz sizle birlikte kurduk ünlü hami diye alaylarını
O alaylarla yok ettik bizler katil Ermeni çetelerini
Biz can idik düğünlerde birlikte çektik halaylarımı
Gardaş kim koydu et ile tırnak arasına ayrılıklarını
Bu açılımlar kanatır bizim geçmişteki yaralarımı
Gül ile dikenler arasında nadide çiçeksin sen
Aran sanda bulunmazsın, çünkü meleksin sen
Kalbimde gittikçe büyüyen filizsin sen
Gönlümü yakıp kavuran bir afetsin sen.
Ara bul diyorlar, nasıl bulayım, bulunmaz Çiçeksin sen
Berivanına
Teşne oldum Zühre’m senin bakışına
Nesim vurdu,kalbimin ateşine
Zebun etti felek sevdiğimin gülüşüne
Sermest-i visal oldum aşkımın berivanına
Halil Çolak 19.7.2005 Ankara




-
Muammer Karacaoğlan
Tüm YorumlarYAZMIŞ OLDUĞUN ŞİİR İÇİN SANA YÜZLERCE BİNLERCE TEŞEKKÜRLER