Halfeti Kedisi
Doğduğun topraklar.
Kabul etmiyordu fakirliği.
Gönderiyordu
Git zengin ol, gel diye.
Orada gün gör diye.
Halfeti'nin
Ne yeşil gülü.
Ne de karagülüydüm.
Sadece
Toprağından koparılmış
Almanya'da
Maria'nın eline verilmiş
Gurbet gülüydüm artık.
Bakmıyordu.
Sormuyordu.
Bir de gammazlıyordu beni.
Daha beş yılım dolmadan.
Savrulmuş yapraklarımla
Fransa’ya kaçarak
Hançer lakaplı
Halamın yanına gidiyordum.
Çık dedi.
Dolaş dedi.
Parkımızda
Parkın bahçesinde ağaç arkasına pısmış
Halfeti kedisi oldum.
Bankta oturan
Fransız kızlara
Miyav dedim.
Miyav dedim.
Dönüp arkaya baktılar
Nerden geliyor bu ses diye
Beni görür görmez kaçıştılar
Durun kaçmayın
Ben Halfeti kedisiyim dedim.
Dinletemedim.
Hançer Halam duydu
Kızdı bana
Bindirdi metroya
Üzerimde örtüyle örttü.
Örtü altında.
Kaçak tütün kokuyordum
Terledikçe
Kaçak çay oluyordum.
Fransız polisi metroda dolanıyordu.
Örtüyü çekiverdi birden.
Durun!
Ben
Ne gurbet gülü
Ne de Halfeti kedisiyim dedim.
Dinletemedim.
Kelepçe vurulup
Köyüme gönderilmiş
Bir
Karagül oluverdim.
Erdal FatihKayıt Tarihi : 28.06.2026 09:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Fransa'da Halfeti kedisi olan bir akrabam gerçek bir hikaye




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!