İki çift laf etmeyi unuttuk
Ver yansı ederiz sıkılmadan
Her insan bir olmuyor
Boğaz kırk boğum
Cümleler geri döner mi
Çıktığı yerden
Toroslardan aşağı Muta giderim Mut'a
Yarimi özledim kavuştur yarap umutla
Yolum dik inişli ine ine başım döndü
Yar aklıma düştü durdum baktım yeşil Mut'a
Mut'un görünüyor kerpiçli kireç damları
Sert esen poyrazdan
Fırtına mı kopacak
Deniz uyuyor
Her çırpınışın da
Hırçınlaşacak uyanacak
Kalıbına sığmayacak
Rüzğar deysin
Sacının teline
Elim deymedi
O yarin eline
Kelam olduk düştük
El alemin diline
Sensiz geçen her gecenin koynunda
Kendimi zincire vursam ne fayda
Vebali günahı neden boynumda
Hani o sözlerin neden unuttun
Sevmek bir başka sevdalanmak başka
Çığlıkları duyulmadı
Çırpındı
Direndi
Nefesi tükendi
İnsanlıktan nasibini
Almamış
Yolun sonu Jandarma karakolu
Kara kaşlı kardeşim servi boylu
Gün görmedi ana baba ocağım
Ne oldu kardeşim sana ne oldu
Yüreğime derin sızı sen koydun
Bu gece oynaşırken
mehtap suda
Bülbüller figan
eder mi kuytuda
O ateş sensin sen
yüreğimi yakan
Yaz bir tarafa
Unutulur dediğin zulüm
Gün gelir karşına
Ateş çemberi olarak çıkar
Şehit düşen düşüyor yerini buluyor
Terör kana doymuyor toprak cana
Her acı haber tüketirken umudu
Gözü yaşlı eşler çocuklar ağlıyor ana
Bayrağa sarılı sıra sıra geliyor şehitler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!