Sormayın ah öyle bir aşka düştüm
Beni yormayın içimde bir özlem
Ondan ayrı kor ateş her zamanım
Aşk ile yanmaktır gündüzüm gecem
Güller gibi kokar menekşe gözlüm
Bir yuva kuracaktım ikimize
Poyraz esti tufan vurdu kar yağdı
Duman gibi çöktüler üstümüze
Güneş doğar mı mahsun sevgimize
Aralarda kaldık yandık biz bize
Güzel günler hep beraber yaşıyorduk
Hayal mi gerçek mi olacak bilmiyorduk
Bir yel esti derinden neden uyutulduk
Hep aynı nakarat uyuşturulduk
Çiçekler su bekler insanlar her şeyi
Güvercinler uçurdum ala bele
Yellere karşı kanadını çırpıyor
Aklımı başımdan bir güzel çaldı
Köşe bucak benden kaçıyor
Sarı altınlar gerdan da parlıyor
Mavi poşi elinde
Kutlu kumaş üstünde
Gümüş kemer belinde
Kerime geldi düğüne
Halay başı Kerime
Çakır gözlerin sürmesi olaydım
Gurbet ele salma nazlı yar beni
Hasretin yakar yar kül eyler ben
Gurbet elde ölür viran olurum
Ak göğsüne yar sakla göm beni
Bir yavrun vardı oda kaldı yetim
Bağrımda ateş yanar ben yanarım
Baba hasreti yavruyu ağlattıkça
Acısı bağrımı deler ağlarım
Nasıl dayanırım oğul acısına
Dağ gibi başım dumanlı
Bulut gibi gözüm yaşlı
Gönül kapım kırık paslı
Sevdik de kaldık yaralı
Hasret içinde yaralı
Aşk acısında merhamet yok
Sevdama prangalar vurdular
Aklımı başımdan aldılar
Sineme kurşunlar sıktılar
Ben yandım ben yandım yar yandım
Yoluma pusular kurdular
Boncuk boncuk üstüne dizdim
Aşka düştüm alemi gezdim
Keşke sevmez olsaydım aman
Ben bu tatlı canımdan bezdim
Kimi ağlar kimi de güler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!