Bahar gelsin yaylamıza göçelim
Mor menevşe sarı çiğdem seçelim
Yüce dağın soğuk suyun içelim
Ayrılır mı bülbül gülden sevdiğim
Yaylamızın yolu taşlı pıtırak
Kışın sonu gelir bahar ayları
Yeşile bürünür Tosya bağları
Meyvesi çok olur çekmez dalları
Yürek serinletir soğuk suları
Duman barandan kurtulur dağları
Konak merdiveni elli basamak
İhtiyar adamlar nasıl çıkacak
Güvenme gençliğe gün gelir geçer
Kısmeti olan görüp yaşayacak
Genlik kuş gibi uçar elden gider
Nefret şaha kalktı millet tek yumruk
Kalmadı ne adalet nede hukuk
Yıllar yılı boyun eğip hep sustuk
Haykır yüzüne zalime acıma
Gücü adalet kuvveti sopası
Aşk pınarı dağ gülü mor sümbülü
Mevlam yar sevene vermesin ölümü
Kim ayrı koyarsa gülünden bülbülü
İki dünya da hiç yüzü gülmesin
Arı gibi çiçek gezdim diyenler
İntikam nefret kan çökmüş gözüne
Söz dinlemez ki dil dökmek beyhude
Ölüm kustu namlu masum bir günde
Vurma zalim vurma ne yaptık kime
Kurşunlar ölüm getirdi peş peşe
Dağ başında poyraz yedim neylerim
Dert acı çekmekle geçer günlerim
Kaderimdir inim inim inlerim
Yara derin yara hekim neylerim
Toros yaylasında Türkmen obası
Sırtımdan vurdun da öldürdüm sandın
Avuçların kanlı sende yanarsın
Kandan kına yaktın narin eline
İntizarım tutar her gün ölürsün
Fitil işlemiyor vurdun yarama
Gurbetin geceleri hasret kokarsın
Zaman bir başıma geçmiyor güzel yar
Karanlık odama ışık olasın
Beni halden hale koydun güzel yar
Yanar yüreğim feryadım duyulmaz
Zalimin gıdası zulümdür kandır
Yürekte yaktığı ateştir hardır
Mazluma dünyada yaşamak zordur
Her zalimin sonu çöküşü vardır
Zalime boyun eyme baş kaldır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!