Hey beyler insana değer verenler
Sır vermeyen canlar tenler bedenler
Fikirler ayrı yollar ayrı ayrı
Hızır yoldaşım her yol Şaha gider
Garibin dalların yok kuşlar konsun
Halden hallere koydun artık yeter
Viran etti bizi zülümün zalim
Yaktığın ateş başımızda tüter
Rızkı hüda verir minnet etmem
Baharı çok seviyorum
Her renk elbisesini
giydiği zaman
Tabiat ana canlanır
Kırlar tepeler vadiler
çayırlar bağlar bahçeler
Bir kul bir kula iftira atarsa
Dünyada sürünsün ömrü çürüsün
Gündüzü geceye dönsün dövünsün
Bir can bir cana iftira atarsa
Dostları kessin selamı sabahı
Ilgaz yaylasını bürümüş çimen
Yanıyor içerim dışıma deymen
Tükenir mi çare umut verenden
Dertler benim olsun umutlar senin
Ilgaz dağı yanar ağlar gezerim
Üzdün üzüldüm çok kırdın kalbimi
Unut dedin beni unutmam seni
Yoluna harcadım bu genç bedeni
Yürekten vurdun yar neden sen beni
Dönersen bir gün ağlaya ağlaya
Baba bu gün dertlerden derbederim
Yaktı kavurdu efkarım kederim
Kader küstü bana nasıl güleyim
İntizar mı ettin bana sen babam
Gülmedi gitti kara bahtım babam
Yalandan kim ölmüş diyor bak insan
Hebe olur gider yürekte vicdan
İnsanın mayası balcık çamurdan
Dünya yalan dünya ölüyor insan
Topraktır anası Adem babası
Dosta kusur arayan dostsuz kalır
Kusurları örtmeyi bilesin gönül
Bala tuzu katsan şifa mı olur
Dertli sinelere derman ol gönül
Gönül kuşunu dost yüksek uçurma
Mezarın başına geldim oturdum
Yüreğime ateş düştü ben yandım
Göz yaşım ile dualar yolladım
Yetim yavrum ciğerim dağladım
Açtım kolumu mezara sarıldım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!