Düşlerim vurdu öz kütleye
Oturup dalmışım yeşilmaviye
Mavi çarşaf denizden
Renkleri yansıdı gözlerinden
duygu atmosferini aştı
Böceğin ateşi güneşe düşerken,
Habitatta meşgale.
Dost, hey dost!
Işığa düşen gözyaşı.
Gülebilmek...
Ağlamaklı güzel yüzün
Dört yanımı sardı hüzün
Topalın meyhanesin de
Masamda kurudu gülün
baktığım kirli pencereden
Ulan kıçı kırık dünya!..
öylesine basitsin ki bana
en büyük korkum
toprak olmadan sana
H. y
pişmanım demek
dumandır.
yanık kokar dağlar.
azrail tırpanını rastgele sallar.
toprak kana susar.
ölüm kelebekleri gezer.
namert ve mert.
Kavağın gölgesi ulaştı çocukluğuma
Düştü dosdoğru yalın har toprağa
avluda beslediğimiz köpekten öğrendik,
sadakati ve sevdiklerimizden uzakta ölmeyi.......
has ekmeği cam dolaplarda buğulanırken,
Esmer kastra ekmeğini bölüp yemeyi
umutsuzluğum kadar çok sevdim seni
H.y
ben umudumu hiç kaybetmedim ki...
Dört taraftan savrulmuş
Zile de birbirlerini bulmuş
Ne kadar verecekler zam
Paramız yetse uçacak gam
Kim eksik herkes geldi mi
Dünya yalan derler ya...
yalan olan insanmış
her şeyden kaçıp
kendisine yakalanırmış
Bir yolcu gelir viran Hana
Kemerli oyma ağaç kapıdan
Yazgısı düşer göbek bağına
Taş otu sarmış duvardan
Terzi ömrünü biçer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!