Martılar!
sevgilimi getirin bana
hani bir kış günü
deniz üstünden
almıştınız onu benden
denizlere soruyorum
Ardından baharın dalları
üstümüze yağıyordu
seni aradık, bulduk – gerçek
o ovanın bağrında yanıyordu
bir zamanlar sen de beni sevmiştin
Seninle yine sürecek bu gece
Güneşi hiç tanımamış olsan da
Al koynuna hançeri sabah için
Sapla suratına ayrılığın demiştim
Ama yaşam budur güzelim
Süprizler olun ansızın
Uzat ellerini ver bana
istersen bir de öpücük kondur
yanağıma
korkma benden
çekinme
bil ki benim de yüreğim atıyor
Bir araya gelen
canlı bir masanın
ayağında çözülen
dantelin ve etekleri kısa bir kadın
aldı eline tüfeği
kim yaparsa bir daha ona kötülük
Saklandığın kovuklardan çık
git bak güneşin doğduğu yerden
başlıyor Aydınlık
kaçma sığınaklarına
söyle eski de olsa şarkılarını
hani özgürlük, aşk, vatan
Ne zamandır içimde biriken
Ve söylenmesi gereken notları yazıyorum
İşte o zaman bir kadın geliyor geçmişten
Dalları yeşillenmiş,
Ya da göğü şafaktaki gibi kızarmış
bir ülkeden
parmaklarında asılı
bir küçük yağmur tanesi
ısıtıyor içimi
güne başlarken
dışarısı buz misali
yangın yeri
Dayanmalısın yiğidim
bataklıklara düşmemek için
yolunu saran azgın dalgalarla
her zaman boğuşmak için
her zaman dayanmalısın
dayanmalısın güzelim
Her beş yılda bir
bir bıçak yarasını özlerim
keskin ve dişli bir bıçağın
yırtacağı sis perdesini
günlük tutmuyorum uzun zamandır
ama sanki gazetelerde
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!