Hacer-ül Hicran Şiiri - Enes Yakıştır

Enes Yakıştır
57

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Hacer-ül Hicran

Bugün yoksun... Matemle bezendi bu Haziran tenhalığı,
Kadem basmadığın koridorlarda inler rûhumun inkisarı.
Ne hotozlu o mağrur endamından bir nişane var ortada,
Ne de o derya avazından bir seda kaldı bu dilsiz odada.
Ben ki o duru nidanın kalbime vurduğu o gizli muadeleyi,
Zihnime şifa, rûhuma sızı veren o mübarek mesafeyi,
Çizim masalarındaki o sessiz gönyelerin tenhalığında arardım;
Bana yardım için uzattığın o dürüst eline iki cihanı sererdim.
Eski mısralarımın o dilsiz ufkunda saklanan o ulu esrar gibi,
Sen bendeki o sönmez nârın en mukaddes, en kadim mimarıydın.
Hacerdin, o mermer sabrımı sınayan o en sarsılmaz taştın,
Hicrandın, o doksan gecelik zifiri tenhalıkta rûhuma karışan yaştın.
Bazen o kelamın saadet değil, bir hüzün girdabı doğursa da sîretime,
Öfkeyle titreyen kollarım ram olmuştur bir kez bu mukaddes emanetime.
Varsın karne gününün o uğultulu bahçesi bu feryadı rüzgârla sarsın,
Sen o dilsiz sükûnetinle rûhumun teninde her daim saklı kalacaksın.
Bu sessiz yaşlar bizzat senin mimarı olduğun o kalbe aksedecek elbet,
Doksan gecelik o çetin tenhalık, bu ulu aşka olur ancak bir muvakkat mühlet.
Sırada tek başıma, o mermer nizamımla beklesem de o serin sabahı,
Kâinat elbet selamlar o dürüst seccadeden yükselen o en asil ahı...

Enes Yakıştır
Kayıt Tarihi : 16.06.2026 17:02:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!