Yolumu yitirdim, dağların ardında,
Kavuşmak imkansız, o uzak Asya'ya.
Tükenip yok oldum, bu kışın kahrında,
Göçtüm varamadan, o güzel sılaya.
*
Karlı tepeleri, aşıp da geçerken,
Rüzgarlar esiyor, ben bağrım biçerken,
Zehirli suları, hep yalnız içerken,
İnan hasret kaldım, o tatlı rüyaya.
*
Gezdim Mecnun gibi, bu sıcak çöllerde,
Anılmaz adımız, o uzak illerde,
Suskundur şarkımız, bu solan dillerde,
Etmedin merhamet, bu garip duaya.
*
Yapraklar sarardı, koptular dallardan,
Kesildi ümidim, o uzun yollardan,
Uzaklaştım o, karlı yüce dağlardan,
Çevirdim yönümü, şu dipsiz deryaya.
*
Kuşların kanadı, hep kırık yatıyor,
Yüreğim zavallı, çok sessiz atıyor,
Zalim gurbet beni, bin derde katıyor,
Hasretim, o gökteki parlayan aya.
*
Geceler boyu hep, ben yandım kavruldum,
Kül olup havaya, ben uçtum savruldum,
Sensiz diyarlarda, çok piştim yoruldum,
Dönüştü bedenim, şu yıkık kayaya.
*
Tutuldum tipiye, dağların başında,
Gizlidir zehirler, ekmeğin aşında,
Kanayan yaram var, şu sabır taşında,
Muhtacım, o şifalı yeşil ovaya.
*
Kurudu ağaçlar, hiç meyve vermiyor,
Yaraları tabip, hiç sarmalamıyor,
Halimi dostlarım, hiç sorup yormuyor,
Dargınım, gökteki o uçan turnaya.
Kayıt Tarihi : 23.05.2026 00:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!