Görmeyen ne bilir bu hali dostlar,
Ateşten gömlektir giyene sorun,
Dertsizler olamaz bu sırra mazhar,
Feleğin okunu yiyene sorun,
Bir dehr-i aşk ile can evim doldu,
Ne bir abdal nede derviş değilem,
Bir leyla aşkıyla divaneyim ben,
Sanma bu ahvâle ermiş değilem,
Gördüğüm şem-aya pervaneyim ben,
Cem oldu sinemde gam-ı kederim,
Gülistana girdim güller goncaydı,
Arzularım sonsuz ay doğmaktaydı,
Yar ile kavlimiz bir dolunaydı,
En uzak hayali aştık dün gece,
Kelebek misali tatlı bir hazda,
Hazan bahçesinde buğular gibi,
Tüllenip tüllenip seni bekledim,
Hasret deryasında kuğular gibi,
Göllenip göllenip seni bekledim,
Kaç bahar yaz geçti böyle, gelmedin,
Vatan garip, ova garip, düz garip,
Hangi yola düşüp sana geleyim,
Mekan garip, sima garip, yüz garip,
Gurbet elde bayram gelmiş neyleyim,
Bir yanda ayrılık bir yanda keder,
Cennet yurdum Aşkalem dillere destan,
Mahalle çarşı pazar sanki gülistan,
El ele gönül gönüle her sabah baştan,
Sana feda olmayan canı neylerem,
Bir ben değil sana binler kurban,
AŞKALEM
Ne varsa içimde maziden kalan,
Canlanır gözümde bir bir anılar,
Çocuksu kalbimi hasrete salan,
Islanır gözümde bir bir anılar,
Akşamın güneşi kızıl kan olur,
Son bahar ayları bir akşam vakti,
Turna sedasını duydum ana can,
Ruhumu dinmeyen acılar sardı,
Hasret ateşinde yandım ana can,
Gurbette umutlar dönüştü zara,
Ay gökte gümüş bir taç,
Başıma takarım her gece,
Yer yüzüne ışık saçar,
Oyunlar oynarım her gece,
Ay göklerin beyaz gülü,
Uyan gafletinden ey garip yolcu,
Kabristana çıkar bir gün yolların,
Sen ne ilk olursun nede sonuncu,
Yol üstünde ben bir garip mezarım,
Dünya için ağladığım günlerime ağlarım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!