Akar yanık yanık ezelden ebede Aşkale-den karasu,
Zamanla yarışarak ilk günden susamış insan oğluna,
Toprağa, çiçeğe, ağaca, kurda, kuşa sevdası,
Ovalar kulaç kulaç,Tepeler yamaç yamaç eğilir ayağına,
Bir sevda türküsü tutturmuş sabah akşam,
Selam sana bad-ı saba,
Bana köyümden bir haber,
Gurbet elde ömrüm heba,
Bana köyümden bir haber,
Her seher dertli esersin,
Ben gönül gözümle gördüm her şeyi,
Bu aşkın sırrına erenlerdenim,
Ehl-i dil elinden içtim badeyi,
Yunus’lar safına girenlerdenim,
Rüya aleminde kırklar sofrası,
Sen gideli bu ellerden gül yüzlüm,
Yanmış yüreğimde kor bana kaldı,
Bahar geldi tomurcuklar açıldı,
Zemheride yağan kar bana kaldı,
Gönül yaylasında tipi boran var,
Bilmem şu dünyada senin neyin var,
Boş emel uğruna oldun hizmetkâr,
Ardından kim ağlar malını kimler yer,
Senden geri kızın, oğlun mu kaldı,
Senin dayanacak dalın mı kaldı,
İşte, tatlı bir telaşla geçti ömrün baharı,
Yıllar yılı bir hayalin ardı sıra yürüdüm,
Ne bir umut doğdu, ne bir gül açtı,
Kara kışta beyaz karın rengi ile avundum,
Duman çöktü dağıma, bir kenarım uçurum,
Kalmadı ömrümün bir şadlık demi,
Nasıl aşktır tatlı canı yandırır,
Çeşmime düşeli bir katre nemi,
Dalga vurur deryayı uyandırır,
Hüzünlü yüreğim sızlar dolanır,
Gece gündüz bu alemde yürürüm,
Bir gün sana varmak için bilesin,
Ya bulurum ya yolunda ölürüm,
Hep yanında olmak için bilesin,
Sen orda ben burda yaşarım sanma,
Seni kara kara düşündüren ne,
Fikirmi değişti bizmi değiştik,
Dünya dönüyor, her şey yerli yerinde,
Şekilmi değişti bizmi değiştik,
Hayalde, düşte her şey dünya kavramı,
Bende bu ellerde garip bir kulum,
Yârin bahçesinde açmayan gülün,
Feleğin pazarına uğradı yolum,
Ne canım alır ne azat edersin,
Ne halimden anlar nede seversin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!