Bir ağaç olsam gün batımı, üstüme bir saat güneş vursa.
Bir saat çalışsam günde ve bir saat uyusam sadece.
Bir saatte kazandığımı, bir saatte harcayabilsem en az.
Yoksa da bir saat olsam sadece, öylece dursam hiç durmadan.
Yirmi beş yıl oldu ben düşeli buraya yirmi beş saat değil.
Öyle ki rızkımı yerken dişimden kan dökülür
Akıp giden zamana inat köpek uğultularını susturmak amacım
Darağacı benim için yağlı ilmek benim için
Ki ben bayrak sallayan halkımın temsili
Ki ben ekmek için soyut çarpışanların temsili
Boynuma sarılıyordu rüzgar sol yanımdan
Kulak arkamda dünün uğultusu
Taba ışıklarına şehrin, dalıyordum
Şafağın ses telleri titremeye başladı birden
Cıvıldadı sanki parmak uçlarımda eski bir düğün
Tozluydu raflar o zaman, açılmamıştı pencereler
Bekleme salonu no: 2025...
Akvaryumda balık,
Avizede aydınlığa dönüp duran üvez.
Vatozlarımız var kılçık bırakmaz yutar.
Allı pullusu var suda pasparlak
Ve av olduğundan, mal olduğundan habersiz.
Duyarsızım ve sevgisiz, huzursuz, mutsuz, hüzünsüz.
İnsan hayatının bile kıymeti yok gözümde.
Çünkü tek ben varım bu dünyada.
Yalnız...
Sadece kendi başıma,
Dünyada tek.
Şarkı söylemek istiyorum.
İçimden geldiği gibi,
İçimden gittiği gibi, bazı şeylerin;
Fikirler, düşünceler, arzular, hayaller...
Us desen az,
Kul hazır, yol hazır.
Sigaram gibi memleketim
Sigaram gibi memleketim
Baştan sona ölüm
İki türü var son bölümün
Ya geçecektik gülüp ya da savaşıp ölüp
Durduğu yerdeyim artık saatin.
Reddediyorum gelmişi ve geçmişi,
Reddediyorum geleni ve geleceği.
Barıştım!
Bir kabulleniş olsa gerek ismi.
Peki, karar?
Karar veremiyorsan halen, hiçbir şey yapmamak, en doğrusunu yapmaktan daha doğru.
Bitmiyor ki.
İçime bir şey var tanımlayamadığım.
İçimde mi kalır hep olduğu gibi ?
Hep, olduğu gibi kalır mı İçimde,
Yoksa, Hep olduğu gibi mi, kalır İçimde?
İçim nasıldır bilemem ki.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!