Zalim aslan misali, parçalar insanı,
Vahşi kaplan gibidir, dökerler al kanı,
Yılanların zehridir, yıkar büyük şanı,
Sessizce izler iken, gümüş cama şaştım.
*
Akşam sabah demeden, hedefler kurmuştum,
Bir araba yerine, atlarla durmuştum,
Cebimde akçe bitti, fazla savrulmuştum,
Değişen çehreme de, şaşırarak baktım.
*
Görmeyen şaşı gözler, karanlığa bakar,
Kırılan zırhım şimdi, sinemi çok yakar,
İçimdeki hüzünler, deryaya sel akar,
Yüzümdeki çizgiler, derinleşti mutlak.
*
Fırtınalar kopunca, tutulsun bir zahmet,
Yıldırımlar vurunca, çoğalır alamet,
Topraklar sarsılınca, başlıyor kıyamet,
Terleyen avuçlarım, toprağı eşiyor.
*
Parlak sırça odada, aksime bakmıştım,
Biten gençliğime, hep türküler yakmıştım,
Vakit dolduğu anda, heybetten bıkmıştım,
İhtiyar çehremi de, şu camda seyrettim.
*
Geçip giden mevsimler, yükümü katladı,
Göğsümdeki yeraltı, aniden patladı,
Kurumuş ağaç gibi, kabuğum çatladı,
Solunan son nefeste, gerçeği kavradım.
Kayıt Tarihi : 12.04.2026 23:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!