Gümüş Cam Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4274

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Gümüş Cam

Zalim aslan misali, parçalar insanı,
Vahşi kaplan gibidir, dökerler al kanı,
Yılanların zehridir, yıkar büyük şanı,
Sessizce izler iken, gümüş cama şaştım.
*
Akşam sabah demeden, hedefler kurmuştum,
Bir araba yerine, atlarla durmuştum,
Cebimde akçe bitti, fazla savrulmuştum,
Değişen çehreme de, şaşırarak baktım.
*
Görmeyen şaşı gözler, karanlığa bakar,
Kırılan zırhım şimdi, sinemi çok yakar,
İçimdeki hüzünler, deryaya sel akar,
Yüzümdeki çizgiler, derinleşti mutlak.
*
Fırtınalar kopunca, tutulsun bir zahmet,
Yıldırımlar vurunca, çoğalır alamet,
Topraklar sarsılınca, başlıyor kıyamet,
Terleyen avuçlarım, toprağı eşiyor.
*
Parlak sırça odada, aksime bakmıştım,
Biten gençliğime, hep türküler yakmıştım,
Vakit dolduğu anda, heybetten bıkmıştım,
İhtiyar çehremi de, şu camda seyrettim.
*
Geçip giden mevsimler, yükümü katladı,
Göğsümdeki yeraltı, aniden patladı,
Kurumuş ağaç gibi, kabuğum çatladı,
Solunan son nefeste, gerçeği kavradım.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 12.04.2026 23:27:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!