Herkes seni hep gülüyor zanneder.
Sohbetin en neşelisi, ortamın en ayakta duranı sensin.
Fotoğraflarda hep sen parlarsın.
"Maşallah ne enerjik" derler.
Sen de başını sallar, "çok şükür" dersin.
Ama kimse bilmez.
Gülüşün bittikten sonra ne olduğunu.
Kapı kapandıktan sonra evin nasıl sessizleştiğini.
Yastığa başını koyunca aklının nasıl konuştuğunu.
İnsanların gördüğü sen, senin sadece yüzde yirmin.
Geri kalan seksen, kapalı kapıların ardında.
Kimseye anlatmadıklarında.
"İyiyim" deyip geçiştirdiklerinde.
Dünya uyurken senin uyanık kaldığın yerlerde.
Çünkü bazı şeyler anlatılmaz.
Anlatsan hafiflemez, yük olur.
"Abartıyorsun" derler. "Takma" derler.
O yüzden susmayı seçersin.
En kolayı o çünkü.
Hem kendin için, hem onlar için.
Ama susmak da yoruyor insanı.
İçinde büyüyen her şeyi yutmak,
boğazında düğüm düğüm biriktirmek yoruyor.
Bir gün taşarsın.
Bir şarkıda, bir kokuda, bir sokak köşesinde.
Kimse anlamaz niye daldığını.
Oysa sen yıllar öncesine gitmişsindir.
Herkes sanıyor ki güçlü olmak,
hiç yıkılmamak demek.
Oysa güçlü olmak,
yıkılıp yıkılıp kimseye belli etmeden devam etmekmiş.
Sabah alarm çalınca yataktan kalkmakmış.
Yüzüne su çarpıp aynaya bakmakmış.
"Devam" demekmiş.
Kimse görmüyor senin verdiğin sınavları.
Kimse bilmiyor kaç kere pes etmenin eşiğinden döndüğünü.
Kaç kere "bitti" deyip, ertesi gün yine umut ettiğini.
Bunlar madalya takılan şeyler değil.
Bunlar sessiz kahramanlıklar.
Ve en acısı ne biliyor musun?
En çok anlaşıldığını sandığın anda bile yalnız kalmak.
Anlatsan anlamazlar diye korkmak.
"Zaten kimse anlamaz" deyip, kendi kendine yetmeye çalışmak.
Ama bak, eğer sen de böyleysen...
Eğer senin de kimsenin bilmediği bir tarafın varsa...
Yalnız değilsin.
Şu an bu yazıyı okuyan binlerce insan
aynı duyguyla başını sallıyor.
Hepsinin de anlatamadığı bir odası var.
Hepsi de bazen çok yoruluyor.
O yüzden kendine karşı merhametli ol.
Her gün ayakta kalmak bile bir başarı.
Gülmek zorunda değilsin her zaman.
Bazen sadece nefes almak yeter.
Ve bir gün anlarsın.
Seni en çok sen kurtarırsın.
Seni en çok sen duyarsın.
Seni en çok sen anlarsın.
O gün geldiğinde,
artık alkışa ihtiyacın kalmaz.
Çünkü kendi omzuna kendin dokunmayı öğrenmişsindir.
Ve o dokunuş,
dünyadaki hiçbir "geçmiş olsun"dan daha şifalı gelir.
İşte o zaman tamamlanırsın.
Eksik değil, yarım değil.
Sadece... insan…✒️☕️💐
Kayıt Tarihi : 7.07.2026 19:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İstediğin kadar seni gülerken görsünler. İçinin yarasını, akşamın sonrasını, ! Gecenin üçünü, sabahın beşini, Senden başka kim bilebilir ki...?




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!