Bir adım attım, toprak titredi,
Beni tanıyan yok rüzgâr silmiş izlerimi.
Kimse sormaz: “Nereye böyle?”
Ben de bilmem; yol, zifiri karanlıkta.
Bir mezar düşün taşı yok, adı yok,
Üzerinden sessizlik geziyordu.
Rüzgâr eser, kimse bilmez adını,
İçinde unutulmuş hikâyeler saklı.
Geceleri dinledim, uykusuz taşları,
Her biri suskun, her biri ayrı yaralı.
Sessiz fısıltılarla dolu eski sokaklar,
Gölgeler arasında saklı kaldı anılar.
Bir han vardı; girdim, ışığı yanmıyordu,
Ne kapısı vardı ne de çıkışı soruluyordu.
Oturduk suskunluğun sofrasına,
Bir lokma hüzün, bir yudum bilinmezlik sunuluyordu.
Sonsuz sandım, meğer her şey faniymiş,
Bir ömür giydim ama içi hep delikmiş.
Vardım sanırken, hep biraz gerideydim,
Kendi içimde yabancı, sessiz ve derindeydim.
Bir gölge gibi dolaştım labirentimde,
Çıkış sandığım her kapı bana döndü.
Sonunda anladım; en uzun yol,
İnsan kendine yürürken görünmüyordu.
S.GÖL
Seyrani Göl
Kayıt Tarihi : 23.07.2025 17:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Süleyman Bey, çok teşekkür ederim.
TÜM YORUMLAR (1)