ördüğün duvarlar arasından göremiyorum artık seni
halbuki açıktı her şey
göründüğü üzere,
görülmeyeni konuştuk.
saklıyordu gözlerin
düşünmeden bitirdiğin günleri,
ağlarsan yok olursun.
sözlerin hep bir yarımsa
içinde bin yoksul.
adımlarını attığın bilmediğin yerlerde
geç kalmışlık gelirse peşinden
Benden gidemezsin
Çünkü ne zaman gözlerimi kapatsam yüzünü görürüm,
Ne zaman biri konuşsa ses tonun gelir aklıma.
Ama sen uzak, çok uzak bir denizsin .
Gelemiyorum sana,
yüzme bilmediğimden değil.
rüzgar uçurup götürmeli bizi
nereye gidersek oraya aitiz
nerdeysek şuan uçmalıyız
gitmeli buralardan
terk etmek güzel gelirken
valiz hazırla hemen
Dünyanın kuralına göre oynuyoruz
Her seferine isyan ediyorum bu düzene
Getirmiyor seni aylar geçse bile
Dayanılmaz yokluğun geceleri daha çok acıtır
Sabahın ilk ışıklarıyla başlardı sohbetimiz
yağmur yağıyorsa,
gökyüzünün rengine bürünmüştür
gri gözlerin.
bana değmeden geçiyor yine.
belki de sen beni aramıyorsun diye
bu yağmurlar
Yalnız hissetme, senden sonra uyuyup senden önce uyanırım.
Ama bana,
Bütün karanlık odaları gösterdikten sonra aydınlık var deme.
Ya tut ümidimi ömrünce
Yada bu ruha zulmetme.
saçlarımın beyazlarını koparıyorum ölümü erteliyormuş çasına.
eskiliğin bana bıraktığı o sonsuz heves,
ayrılınır mı böyle dünyadan.
dönemeyince insan eve
Kalınca kapıda öyle bir süre
Ahı tutar geçen zaman'a.
Seni mi istiyorum
Yoksa sendekileri mi
Belki yüzündeki çizgilerini istiyorum
Neye kızdın bu hayatta en çok
Nerelerde kırıldın da çekildin kabuğuna
Nerde ısıtırsın soğuk kalbini karın ortasında
içinin ayazını,
sezdim ki bilesin.
buralarda yoksan,
söylerim ki gelesin.
sesin dağlardan,
varsın bana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!