Bir sözün mü vardı
Eylülüm ben geldim
Yağmurlara aç kollarını
Sırılsıklam olsun ruhun
Hüzünlerden arındırsın bedenini
Ne garip bir dünya deriz
Garip olan dünya mı?
Dünyaya bunu yapan biz miyiz?
İnsanlar artık bir başka
Renk renktik
Tek tek kaldık
Geceye açtım kollarımı
Bana arkadaş oldu
Yudumlarımızı paylaştık
Notalara eşlik edip
Bağıra çağıra beraber söyledik
Ölüp ölüp dirilmeyi
Vurulup küllerinden doğmayı
Acılardan kurtulmayı
Yaraları sarmayı
Hayat denilen çıkmaz sokak
Öyle bir öğretti ki
Bak bulutlara
Nasıl da gülümsüyor bize
Hele ay
Daha da coşkulu aydınlatıyor denizi
Güneş durur mu?
Sıcacık yapıyor yüreklerimizi
Aşkın satırlarını anlattığın
Şiir dizelerini okuduğun
Türkülere can verdiğin
Dağların ardında kalan gözlerini
İlmek ilmek işledim yüreğime ki
Kendime dönüp her baktığımda
Kırık dökük bir penceren hayata gülümseyen mavilik,
Seni berduş edeceğini bile bile dayanamaz dalarsın içine.
Düşünmeden boğuşursun hayatın engellerini aşacakmış gibi
Oysa yönünü kaybetmişindir, nafiledir artık
Fırtına yakındır, korkarsın
Kaçacak yer yoktur
Senden habersiz,
Gözlerini gözlerime saklayıp,
Her sabah senle uyandım.
Sesini ruhuma gizleyip,
Her anımda seni dinledim.
Kalbini gönlüme baş tacı yaptım,
Ne gidebiliyorum
Ne de gelebiliyorum
Yarım kalan türkü misali
Hasret tellerinde
Asılı kaldım
Hasret türkülerinde kaybolan
Uçarı yüreğime,
Çözümsüz duvarların içinde
Yanık yanık çalan
Sazın tellerine,
Nota olan ruhuma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!